Sızıntı Arşivi

Temmuz 1989 · s. 34 · 1 dakikalık okuma

Arı Vızıltısının Bilinmeyen Fonksiyonları

Hüseyin Aygün · Zooloji

tem89

New Scientist'den: Hüseyin Aygün

tem89Bazı arı türleri kanatlarının hareketleriyle ve çıkardıkları vızıltılarla çiçeklerin tozlaşmasını sağlarlar. Bu vızıltı özellikle bir çiçek tozu bulutunu havalandırır ve bu tozların bir kısmı arının üzerine yerleşir. Şimdiye kadar düşünülenin aksine, Cambridge Üniversitesi'nden Sally Corbet ve meslektaşları bu olayın tesadüfi değil, belli bir plan ve düzen içerisinde gerçekleştiğini ifade etmektedirler.

Bu araştırmacılar, Yeni Zelanda'daki bir tür iri arının (Bombus terrestrisi), kiwi meyvasının (Actınıdıa delıcıosa) çiçek tozlarını yüksek frekansta vızıldayarak topladığını buldular. 300-400 Hertz arasındaki vızıltıdan belirgin olarak daha fazlaydı ve kiwi meyvasının nektar üretmemesi, arıların bu meyvayı ziyaretindeki tek maksadın çiçek tozlarını toplamak olduğunu ortaya çıkardı. (Functional Ecology Sayı 2 s. 147)

Corbet, arıların, çiçekleri yalnızca çiçek tozunun kuru ve toz halinde olduğu zamanlarda ziyaret ettiğini de keşfetti. Karakafes adıyla bilinen bir bitkinin (Symphytum officinale) üzerindeki 24 saatlik bir araştırma, arıların, sıcaklığın yüksek, buhar basıncının az ve havanın kuru olduğu zamanlarda çiçekleri daha sık ziyaret ettiğini ortaya çıkardı.

Kiwi meyvası, vızıltı tozlaşmasına yardım için, tıraş fırçasına benzeyen kümeler halinde üreme organlarına sahiptir. Araştırmacılar değişik bir yapıdaki göktaşı çiçeğinin de bu çeşit tozlaşmayı arttırdığını ortaya çıkardılar. Bu çiçeklerde bulunan az sayıdaki erkeklik uzuvları koni biçiminde dizilmiş olarak, taç yapraklardan dışarı çıkarlar. Bu taç yaprakların uçları da, arıların kolayca konabilmeleri için ters dönmüş bir şekildedir.

Vızıltı tozlaşmasının bir çok detayı henüz bilinmediği halde, yakın geçmişteki araştırmalar bunun olağanüstü bir olay olduğuna işaret ediyorlar. Kâinata Evrim teorisi gözlüğüyle bakan batılı bilim adamlarının bile bu organizasyonun tesadüf eseri olamayacağını ifade etmesi, evrim teorisinin ne kadar çürük temeller üzerinde olduğunu bizlere göstermektedir.