Sızıntı Arşivi

Ekim 1995 · s. 416 · 3 dakikalık okuma

Alternatif Bitki:Bambu

Ziya Aydın · Botanik

2000’li yılların hem ekonomik hem de her alanda rahatlıkla kullanılabilen geleceğin bitkisi bambu, Poaceae familyasının Bambusoideae alt familyasından uzun, ağacımsı otların ortak adıdır. Avrupalıların “geri kalmış insanlar” adını taktıkları Asya’nın yerlileri bu çok yönlü bitkiye “ağaçlaşan ot” adını veriyorlar. Tropik ve subtropik bölgelerden ılıman iklim kuşağına kadar yayılmış olan bambuların sayıca ve tür zenginliği açısından en bol bulunduğu yerler Asya’nın güneydoğusu ile Hint Okyanusu ve Büyük Okyanustaki adalardır. Deniz seviyesinden başlayarak 5000 metreye (And dağları) kadar rastlanır. Güney Avrupa iklimine de uyum gösterir.

Bitkinin, içinde hava boşluğu bulunan odunsu gövdeleri (sapları), kalın bir toprakaltı gövdesinden (rizom) çıkan dallanmış demetler halinde büyür. Bu saplar genellikle toprağın üstünde yayılıp gelişerek, yoğun bir örtü oluşturur. Sapların uzunluğu 10-15 cm’den başlayıp 40 metrenin üstüne kadar çıkabilir. Bambuların gövdeleri kabarık düğümlüdür. Her düğümde diğerine uzanan bir kın vardır. Şeritsi yaprakları saplıdır ve dallardan çıkar. Her ne kadar batı dünyası bu harika bitkiyi yeni tanıyıp, geleceğin bitkisi diyorsa da bu, Asyalılar için hiç de yeni olmayıp, onlar için yüzyıllardır değerini koruyan eşsiz bir nimettir.

Hafif, esnek ve dayanıklı olduğu için mobilya ve ev eşyalarının, balık oltasının yapımında, ayrıca yapı malzemesi ve bitki desteği olarak çok kullanılan bambular, süs bitkisi olarak ve toprak kaymalarını önlemek için de yetiştirilmekle beraber gıda sanayii, sağlık alanı, kimya sanayii, ilaç sanayii, inşaat sektörü ve mühendislik alanlarında da önemli yararlar sağlamaktadır. Özellikle mikropları, bakterileri yok edici, ateş düşürücü ve astımı hafifletici ve giderici ilaçların yapımında kullanılan kimyevî bileşikler bunlardan temin ediliyor. Ev, mabet, köprü, tekne direği ve birçok yapı iskeletlerinde kullanılan bambu, bu çok yönlülüğü ve dayanıklılığını sapların iç kısmındaki lif demetlerinin birbirlerine paralel ve estetik bir şekilde yerleştirilerek, kendisine stabil olma özelliğinin bahşedilmesine borçludur. O derece stabil bir şekilde teşkil edilmiş ki, bu lif demetleri neredeyse büyük bir beton direğinin taşıdığı ağırlığın iki katı bir ağırlık taşıyabilir. Bundan dolayıdır ki, özellikle Asya’da en çok ev ve köprü yapımında kullanılmaktadır.

Bambu bitkisi, malzeme bilimi ile uğraşanlar için ideal bir örnek teşkil etmektedir. Bilhassa son yılarda üzerinde büyük araştırmalar yapılan kompozit malzemeler sınıfına girmektedir. Kompozit malzemelerdeki ana prensip olan hafiflik ve dayanıklılığın birleştirilmesi esası bambuda mükemmel bir şekilde sergilenmiştir. Bambunun içinin boru şeklinde boş olması kullanılan malzemeyi iyice hafifleştirmiş, buna karşılık ideal bir dış yarıçap/iç yarıçap oranı seçilerek mukavemetinin de, kullanılan malzeme miktarına göre en ideal seviyede olması sağlanmıştır. Malzemenin esnek olması, darbeler karşısında enerji depolayabilmesine ve kolay kolay kırılmamasına yol açmaktadır.

Yıllardır araştırmalarda bulunan ve bu bitkiyi “zevkli ve hikmetli” diye nitelendiren Dr. Wolfgang Volkrodt, bunun dayanıklılığından ve hafifliğinden istifade ederek, üç tekerlekli otomobil imal eder. İskelet çatısı tamamen bambu saplarından oluşan bu küçük otomobilin alt kenarları sert ve kalın lastik levhalarla ve üst kısmı da polietilen maddesinden üretilen şeffaf pencerelerle kaplanmıştır. Otomobile binmek için önde kama şeklindeki kapağı kaldırmak yeterlidir. Hareket ve dümen tertibatı da gayet hafif ve kolaydır. Elektrikle işleyen ve bu yüzden çevre kirliliği meydana getirmeyen bu otomobilin motoru arka taraftadır. Sürücü mahallinin sol tarafına monte edilen kol tertibatı ile sevk edilmekte, hız artırılıp, düşürülmekte ve frenlenebilmektedir. Hafifliği, dayanıklılığı ve küçüklüğü yönüyle şehir içi trafiğinde tercih edilebileceğini söyleyen Dr. Volkrodt, diğer araçlardan çok daha ucuz olduğunu belirtiyor.