Sızıntı Arşivi

Ağustos 1986 · s. 263 · 3 dakikalık okuma

Zürafa Ve Ağaç Yılanları

H. Hüseyin Pekuysal · Zooloji

H. Hüseyin Pekuysal

Mustafa Temiz

Yerçekimi bütün canlılarda kan dolaşımına tesir etmekle birlikte ağaca tırmanan yılanlarda ve zürafalarda ayrı hususiyetler gösterir.

Zürafaların boyları ortalama 5 m dir. Başları kalplerinden 2,5 m yukarıdadır. Kan, zürafaların kalplerinden diğer canlılara nazaran çok yüksek bir basınçla pompalanır. Biyologlar böylesine yüksek bir basıncın, kanın beyne ulaşmasını zorlaştıran yerçekimini yenmek için gerekli olduğunu düşünüyorlardı. Son zamanlarda yapılan araştırmalar ise bu düşüncenin yanlış olabileceğini gösterdi (1).

Kanın gönderilmesi bir sifon sistemine benzetilebilir. Kan, kapalı bir devre içinde kalpten yükselerek beyinden geçip kalbe geri iner. Yerçekimi yukarı doğru harekete karşı koysa bile, aşağı doğru akışa yardımcı olduğu için, neticede kan dolaşımına bir tesiri yoktur. Kan akışının karşılaştığı tek kuvvet kan damarları ile yaptığı sürtünmeden meydana gelen dirençtir.

Eğer yerçekiminin kan dolaşımına menfi bir tesiri yoksa zürafanın kan basıncı neden böylesine yüksektir? İlim adamları zürafanın böylesine yüksek tansiyonlu yaratılması ile baştaki kan damarlarının, kalpten çok yüksek olmasından dolayı, hidrostatik basıncın düşüklüğünün sebeb olabileceği damar büzüşme ve çökmelerine engel olduğunu ifade ediyorlar.

Fakat zürafa su içmek için eğildiğinde, başındaki tansiyon normal seviyesi olan 150/100 mm cıva basınçtan 350/ 250 mm cıva basınca yükselir. Böylesine bir artış, zürafa için bir takım sıkıntılara sebep olmalıdır(!). Beyin kan dolaşımının ani basınç artışlarından korunması, beyinomurilik sıvının basıncının lüzumlu ölçüde artırılması ile ayarlanır. Böylece beyindeki damarların iç ve dış basınçları dengelendiği için, zürafanın su içme esnasında herhangi bir zarar görmediğini söylüyorlar. Dolaşımına tesir eden herhangi bir duruş şeklinde bile bu ilahi mekanizma sayesinde yüksek basıncın ortaya çıkarılabileceği zararlar önlenmiş olur. Bundan ayrı bir mekanizma olarak, boyun damarlarına yerleştirilen bir dizi kapakçık da kanın eğilmiş başa geri akmasını engeller.

Ayakta duran zürafanın beyni oldukça düşük basınç altında olmasına rağmen, bacakları yüksek kan basıncının tesiri altındadır. Ayrıca kalbin yüksek pompalama basıncı da ilave olunca kan sıvısının (plazma) damarlardan doku arası sıvıya geçerek eklemlerde ödem (şişlik) yapması beklenir. Halbuki zürafanın plazması diğer hayvanlara nazaran yüksek konsantrasyonda protein ihtiva ettiğinden Rahmeti Sonsuz, kanın osmotik basıncını artırarak dokular arasına sıvının geçişini azaltmakta bacaklarda ödemlerin oluşmasını önlemektedir.

Bacaklardaki yüksek basıncın meydana getire bileceği damar çatlamalarını önlemek için zürafalara İhsan edilen ikinci koruyucu mekanizma bacak atardamarlarının kalın duyanı ve dar boyundaki atardamarların ise oradaki alçak basınca uygun olarak ince duyarlı ve daha geniş yaratılmasıdır.

Tırmanma kabiliyetinde yaratılmış olan yılanlar ise, yerçekiminin vücutlarındaki kan akışına tesirini telafi edecek şekilde yaratılmışlardır. Yılanların dik durumlarından ufki durumlara kadar çeşitli şekillerde kan miktarının ve basıncının vücutlarındaki dağılımı incelemiştir. Yılan eğik durumda iken kan kuyruğa toplanıp burada basıncın artmasına sebeb olurken, baş kısmında da azalan kan hacmine uygun olarak basınç düşer. Eğim artırıldıkça bu basınç ve kan miktarı da uygun nisbette artar.

Eğim durumuna göre kalbden aşağıda kalan kısımlarda kanın aniden dolmasıyla meydana gelen basınçla plazma doku sıvısına geçmeye başlar, hayvan yeni bir pozisyona girdiğinde ise eğimi tamamen aksi bir durum alırsa saniyelik bir zamanda % 70—809 basıncın ve yerçekiminin fazla olduğu yere geri döner, plazmanın % 20— 30’u ise doku sıvısında kalır.

İlim adamları iyi bir tırmanıcı olan ağaç yılanının ödem ve kan birikmesine karşı yerde yaşayan çıngıraklı yılandan (crotallus viridis) daha mukavim yaratıldığını ortaya koymuşlardır. Dik durumda yapılan ölçmelerde, çıngıraklı yılanın başındaki tansiyon % 69 nisbetinde düşerken ağaç yılanının başındaki tansiyonun sadece % 25 düştüğü görülmüştür. Ağaçlara tırmanan ağaç yılanı da, tıpkı zürafalar gibi, ödem ve kan birikmesini azaltan mekanizmalarla teçhiz edilmiştir. Bu cins yılanların kan basınçları da, zürafalarınki gibi yüksektir. Düz durumda yapılan ölçmelerde sincap yılanın 47 mm cıva basıncına sahip olduğu ortaya çıkmıştır.

Ağaç yılanlarının, zürafaların bacaklarında olduğu gibi kan akışına daha yüksek direnç gösterebilecek şekilde kalın cidarlı ve dar atardamarlı ince yapı ve sık bağ dokusu ile techiz edilmeleri, kainatta ve yaratılan varlıkların techizatında gelişigüzelliğin olmadığını, çok ince bir ilim ve planın hükümran bulunduğunu gözler önüne sermektedir.