Sızıntı Arşivi

Ağustos 1988 · s. 276 · 1 dakikalık okuma

Yolların Ayrımındaki Zat'la

Sızıntı · KALBİN ZÜMRÜT TEPELERİNDE

Gelmiş-geçmiş bütün o en temiz duygulu, en derin düşünceli, en doğru anlayışlı ve en dürüst davranışlı Hak kapısının sadık bendeleri peygamberler, istisnasız o Zat’ı kabullenmiş ve o’nu peygamberlik nazmının kafiyesi saymışlardır.

Evet, bütün peygamberler, bir taraftan, başta yüce Yaratıcı’ya iman olmak üzere inanç esaslarını avaz avaz ilan ederken, diğer yandan da, ellerindeki Tevrat, İncil, Zebur vs. küçük kitapların şahadetiyle ileride gelecek bu harika zat hakkında işaretlerde bulunup müjdelenmeyi ihmal etmemişlerdir.

Günümüze kadar bunca tahrif, tağyir ve tebdile rağmen, allame Hüseyin Cisri’nin bu kitaplardan yüz on küsur işaret ve müjde bulup çıkarması… Prof. Rahip Peder David Benjamin’in “Tevrat ve İncil’e göre Hz. Muhammed” adlı kitabıyla modern araştırma usulüne göre aynı şeyleri tespit edip ortaya koyması ve asr-ı saadetten günümüze kadar daha yüzlerce araştırıcının mütalaa ve tespitleri öyle gür, öyle doğru, öyle muhteşem ve öyle cerh edilmez bir şahadettir ki, bütün dünya şeytanları biraraya gelse, bu mevzuda itminana kavuşmuş temiz ruh ve temiz vicdanlarda en ufak bir şüphe ve tereddüt meydana getiremezler.

Zira insanlık semasının ayları, güneşleri mesabesinde de olan ve çağlar boyu milletleri, devletleri arkalarına alıp ahlaka, fazilete ve insanlığa yükselten bu harika zatlar, kendilerine uyan milyonlarca düşünce insanı, araştırmacı, ilim adamı ve kâşifleriyle susturulamayacak en sağlam şahitlerdir ve bu şahitlerin şahadet ettiği en yüksek hakikat da Hz. Muhammed hakikatidir.

Ben şunu iddia ediyorum ki, Hz.Muhammed en seçkin bir kıymetdir. Yaradan’ın, böyle ikinci bir vücudu imkan sahasına getirmesi de ihtimalden uzaktır. Ya Muhammed, sana muasır bir vücut olınadığımdan dolayı ınüteessiriın ..! Prens Otto Von BISMARCK