Mayıs 2000 · s. 171 · 3 dakikalık okuma
Yara Tedavisinde Antibiyotiklere Alternatif
Kudreti sonsuz, arı gibi zehirli bir böcekten şifalı bal başta olmak üzere bir sürü ilacı insanın hizmetine vermiş, fakat bizler arayıp bulmasını bilemiyoruz. Herkesin pis gördüğü ve öldürmek için zehirli ilaçlar kullandığımız sineklerin de şifa olabileceğini hiç hatırınıza getirmiş miydiniz?
Ronald Shermann, eski bir buzdolabına sahiptir. Ancak buzdolabında bizim alıştığımızın dışında bazı şeyler bulunmaktadır. Shermann, buzdolabında yoğurt, peynir ve et gibi yiyecekler bulunduracağına sayıları binleri bulan taze sinek larvaları (kurtçukları) bulunduruyor. Shermann ne komedyenlik yapıyor, ne de bu kurtçukları yem olarak kullanıp balık tutuyor. Bu larvalarla hastaların yaralarını tedavi ediyor. Dr. Shermann'ın bu larvalarla tedavi ettiği hastalarından biri, sol ayağından rahatsız olan emekli bir savaş gazisi olan 77 yaşındaki Frank Casserly'dir. Dört sene boyunca doktorlar bu hastanın ayağındaki yaranın iyileşmesi için uğraşmışlar, fakat muvaffak olamamışlar. Sonunda hastaya o bölgenin kesilip alınması gerektiğini söylemişlerdir. Bunun üzerine hasta, Ronald Shermann'ın, larvaları kapanmayan yaraların üzerine koyma teklifini kabul etmiştir.
Larvalar görevlerini yerine getirmişler, başlangıçta herkesin dudak bükerek yaklaştığı bu deneme sonunda, hastanın yarası 15 günde iyileşmiştir.
"Ben bu tedaviyi mide bulandırıcı bile bulmadım", diyen hasta şöyle devam ediyor. "Üç gün sonra sargının ilk defa değiştirilmesi esnasında, oralarda bir şeylerin hareket ettiğini ve yaralarımda bir iyileşme olduğunu hissettim."
Sinek larvalarının yaraları dezenfekte ettiğini ve iyileşmesinde pozitif rol aldığını modern tıptan önce tabiatın bağrında bitkiler ve hayvanlarla iç içe yaşayan halk keşfetmiştir. Avustralyalı Aborijinler ve Maya Kızılderilileri bu biyometodu yüzyıllardan beri kullanmaktadırlar.
Napolyon devrindeki savaşlarda, kurşun yaralarının üzerine larvalar konulduğunda, iyileşme hızı çok artmaktaymış. 1930'lu yıllarda ise; larva terapisi cerrahi müdahalelerin bir parçası haline gelmişti. Ama 1940'lı yıllara gelindiğinde larvalı tedavilerin yerini antibiyotikler aldı ve larvaların sihirli tedavisi unutuldu. Son yıllarda ise bağışıklık gücü artan bakteriler yüzünden, antibiyotik tedavisinde sıkıntılar doğması, tekrar bazı eski metodlara eğilme merakını kamçılamıştır.
Amerika'da 50; İngiltere'de 145 klinik bu larva tedavi metodu ile çalışmaktadır. Ronald Shermann bu metodu, "tesirli, ucuz, yan tesirsiz ve narkozsuz yapılabilir" diye açıklıyor. Ayrıca "bu tedavi metodu penisiline alerjisi olanlara da iyi gelir" diyor, Shermann.
Yapılan tespitlere göre larvalar gıdalarını yaralardaki ölü dokulardan almaktadırlar ve bu doku yerlerken aynı anda dezenfekte edici salgı ifraz etmektedirler. Larvaların tükürük salgısındaki Proteus mirabilis adlı bakterinin ise yaralardaki çok çeşitli zararlı bakterileri öldürdüğü anlaşılmıştır. Larvaların salgısında bulunan amonyak ve kalsiyumkarbonat da yaralanmış yerin asitlik değerini değiştirmekte ve antibakteriyel bir çevre meydana getirmektedir.
Aynı zamanda larvalar hareketleri ile sıhhatli dokuların çoğalmasını ve yeni hücrelerin gelişmesini de uyarmaktadır. Bu hususta bir madde henüz bildirilmese de, büyük bir ihtimalle bu kurtçukların tükürüklerinde hücre bölünmesini uyarıcı bir maddenin bulunabileceği tahmin edilmektedir. Allah'ın sonsuz kudreti ile tabiat kitabına yazdığı binlerce gizli sırlardan biri olan sineklerle alakalı olarak, kim bilir bilemediğimiz daha ne incelikler, ne güzellikler, ne şifalar var? Bunları araştıracak insanları bekliyor.
Larvalar şimdiye kadar ayak rahatsızlıklarında, yatağa bağlı felçli hastaların zamanla oluşan yaralarında ve ameliyat sonrası oluşan enfeksiyonlarda görevlerini mükemmel bir şekilde yerine getirmişlerdir. Hastaların yarısı bir hafta boyunca iki defa sargı sarılarak (her sargıda 200-600 arası larva bulunuyor) şifaya kavuşuyor. Sadece ağır durumlarda tedavide uzama olabiliyor.
* Larvalarla yara tedavisinin sargı başına 100-300 Mark arası bir maliyeti vardır.
* Yüz tane larva günde 10-15 gram ölü dokuyu ortadan kaldırabilmektedir.
* Birkaç gün sonra larvalar koza haline gelmekte ve sargının değişmesi gerekmektedir.
Kaynak: -Focus, 47, 1997. www.ucihs.uc.edu/path/Sherman/home-pg.htm