Ağustos 1990 · s. 323 · 2 dakikalık okuma
Yağmur Yağarken

Rüzgârın dindiği ve yağmur damlalarının toplu halde, o nâzik ve nâzenin çiçekleri, binlerce küçük hayvancıkları incitmeden yavaşça yere indiği bahar yağmurları ne kadar huzur vericidir. Fakat herhalde, bizler, karşımızdaki bu nefes kesici manzarayı seyrederken yağmurun tatlı nağmelerini dinlerken, damlaların hangi halde bize bu tabloyu sunduklannı düşünmüş olsak da, bu mevzûda pek bilgimiz yoktur.
Atılmış pamuk gibi bulutlarda, birbirine yakın su molekülleri arasındaki elektriki cazibeyle oluşan yüzey gerilimi, damlaları bir küre haline getirir. “Yağmur başına arş” emriyle o tertemiz ve masmavi semada kısa zamanda meydana gelen bulutlardaki bu damlalar eğer küçüklerse, hava onların şeklini fazla bozamaz. Fakat büyüklerse alt taraflarını yassılaştıracak bir basınçla karşılaşırlar.
Onca yükseklikten aşağıya düşerlerken, önceden bilindiğinin aksine şekilleri sadece büyüklükleriyle alakalı değildir. Bu zaman zarfında saniyede yaklaşık 300 defa şekil değiştirirler. Bazen balon gibi şişer, bazen yumurta gibi olurlar. Bu sayı, damlaların birbirleriyle çarpışmasıyla arttığı halde hiç çarpışmayan damlalar da bile çok sayıda şekil değişikliği meydana gelir. Bu şaşırtıcı hadisenin, yağmur damlası hızla düşerken arkasında bir anaforun oluşarak ve ondan ayrılması bunun damlayı titreştirerek yere varma anına kadar mütemadiyen oluşup ayrılması sebebiyle vuku bulduğu ileri sürülmüştür. Böylece şekilden şekile geçerek bir plan dahilinde yere ulaşan damlalar toplu halde çok güzel bir manzara sunarlar insanlara.
Yağmur damlaları dengelenmemiş bir yerçekimi kuvvetinin etkisinde kalsalardı; yere düşene kadar hızları, mütemadiyen artarak çok büyük değerlere ulaşırdı. Bu da, dolayısıyla muazzam hareket enerjisi kazanmış damlaların yeryüzüne inen felaketi olurdu. Bunun hiçte böyle olmadığını, İlmi Sonsuzun tecellisiyle başlangıçta hareketsiz olan her bir damlanın yerçekimi kuvvetinin etkisinde kazandığı artan hızla yerçekiminin ters yönünde artan bir hava direncinin etkisinde hareket ettiğini görüyoruz. Bu şekilde damlaların hızları, yukarı yönlü hızla artan hava direnci ile aşağı yönlü yerçekimi kuvvetinin birbirine eşit olmasına kadar artarak sonunda sabit kalmaktadır. O latif ve berrak ve tatlı ve hiçten ve gaybî bir Hazine-t Rahmetten gönderilen katrelerde o kadar rahmanî hediyeler ve vazifeler vardır ki güya rahmet, tecessüm ederek katreler sur’etinde hazine-i Rabbaniyeden manasında olduğundan, yağmura ‘rahmet ‘ namı verilmiştir..