Mayıs 1986 · s. 137 · 2 dakikalık okuma
Udu Hindinin Tıptaki Yeri
![]()
Dr. Polat Has
Penisilini
ilk bulan, Alexandre Fleming’ dir. Ekmek küfünün mikropları öldürdüğünü
keşfederek tıpda büyük bir
çığır açmıştır. fleming’ in kimya bilgisi olmadığı için, küfün içinde hangi
maddenin mikrobu öldürdüğünü söyleyememiştir. Aradan uzun yıllar geçtikten
sonra Florey, küfün içindeki maddeyi analiz etmiş, hangi maddenin bu işi
yaptığını söyleyebilmiştir. Bu durumda en büyük şeref kime aittir? Şüphesiz bu
şerefin Fleming’ e ait olması gerekir. Nitekim Nobel mükafatı her ikisine de
verilmiştir. Uzun yıllar sonucunda halk tecrübesinin getirdiği tedavi
yöntemleri veya yüce kişilerin tedaviyle ilgili tavsiyeleri, laboratuvara
girdiğinde, gerçek değerini bulmakta, fakat hiç kimsenin aklından takdir etmek
gelmemektedir. Fleming gibi gerçeği keşfedenlerin ileri sürdükleri ne yazık ki
ülkemizde gerçek değerini bulamıyor, hatta “kocakarı tedavisi” diye itham
ediliyor. İşte Udu hindi de bunlardan biridir. Udu hindinin içinde inülin,
rezin ve cichorin adlı kumarin türevi bir glikozid mevcuttur. Pıhtılaşmayı
önleyici ve müshil tesiri vardır. İnülin molekül ağırlığı 5400 olan bir
polisakkariddir. Böbrek tüplerinden geri emilmediği için fazla miktarda
alındığı takdirde böbrekten suyu beraberinde alarak fazla idrar çıkmasına sebeb
olmaktadır Bir diğer ifadeyle, inülin ihtiva eden udu hindi, fazla alınırsa,
idrar söktürücü olarak tesir etmektedir.
Cichorium intybus’ un kurutulmuş kökü olan udu hindi’de bulunan önemli bir diğer madde de rezindir. Kabızlığı önleyici hususiyeti sebebiyle kabızlık tedavisinde de kullanılan udu hindi, kabızlığın yol açtığı divertikül, barsak kanseri gibi hastalıkların profilaksisi (önlenmesi) açısından da önemli bir bitkidir.
Rezinin karminatif (gaz çıkarıcı, karın ağrısını giderici) ve idrar söktürücü hususiyetleri de bu ilaca ayrı bir üstünlük vermektedir. Ayrıca udu hindi, içindeki rezin sebebiyle çocuklarda gaz sancısında faydalıdır. Antikoagulan (pıhtılaşmayı önleyici) hususiyeti udu hindiye birçok sahada kullanılma imkanı vermiştir. İnfarktüsler, damar sertlikleri, damar iltihapları bunlardan birkaçıdır. Bu hususiyeti cichorin isimli kumarin türevi bir glikozide borçlu olan udu hindi için asırlar önce Yüce rehberin “Udu hindide yedi türlü şifa vardır” demesi bu ilaçta bilemediğimiz başka hususiyetlerin var olduğunu hatırlatmalı ve bizi araştırmaya sevk etmelidir.
Udu hindi muhtemelen gram pozitif bakterilere tesir etmektedir. Bu yüzden laboratuvar araştırması yapılacak olunursa, ilk olarak bu husus incelenmelidir. Çünkü Yüce Rehber, udu hindiyi üst solunum yolu infeksiyonlarında da kullanmıştır.
Udu Hindi: Cichorium intybus’ un kurutulmuş köküdür. Akdeniz bölgesinde yetişen
20-30 cm. boyunda mavi çiçekli, otsu bir bitkidir. Bu bitki (Arapça) udu hindi, (Türkçe) yalan ödağacı, (İngilizce) agallocnum adlarıyla da bilinmektedir.