Şubat 1989 · s. 34 · 5 dakikalık okuma
Tarihte Beslenme Bozuklukları ve Alınan Tedbirler

Dr. Polat Has
Şişmanlık birçok hastalıkları da beraberinde getirmektedir. Son araştırmalar neticesinde, şişmanlarda yüksek olan kolesterol seviyesinin damar sertliğine sebep olduğu, buna bağlı olarak da damar sertliği, yüksek tansiyon, kalb yetmezliği, böbrek ve göz hasarlarının meydana geldiği tesbit edilmiştir. Dengeli beslenme mevzuunda ne kadar dikkatli olmamız gerektiğini Yüce Rehberimiz (s.a.v) asırlarca önce şu kutlu sözleriyle belirtmiştir: "Çok yemek kötü bir şeydir.", "İnsanoğlunun midesini iyice doldurmasından daha zararlı bir şey yoktur. "
Beslenme bozuklukları normalde iki şekilde cereyan etmektedir. Birisi kötü beslenme, diğeri ise fazla yeme sonucunda şişmanlamadır. Her iki durum da insan sağlığına zarar vermektedir. Şişmanlığın bugün gerek bebekler ve gerekse yetişkin insanlar için zararlı olduğu bilinmektedir. Bebeklik döneminde şişman olanlarda, ileri dönemlerde damar sertliği ve bununla ilgili arazların ortaya çıktığı görülmüştür. Erişkin insanlarda damar sertliğinin yüksek tansiyon, kalb hastalıkları, göz ve böbrek bozukluklarına sebep olduğu malumdur. Bütün bunların temelinde fazla yeme, yani şişmanlık da yatmaktadır. Şişmanlığın erişkin tip şeker hastalığına yolaçtığı bilinen bir vakıadır.
Tarihi kaynaklara baktığımızda şişmanlığın insan sağlığı üzerindeki menfi tesirleri anlatılmaktadır. Yüce Beyan'da "Yiyiniz, içiniz, israf etmeyiniz. "(El-Araf. 7/31). "Kendi ellerinizle kendinizi tehlikeye atmayınız."(Bakara.2/195) buyurularak şişmanlık ve yapacağı zararlara dikkat çekilmiştir. (1)
Peygamberimiz (sav)'in de bu noktalara dikkat çektiğini biliyoruz. Şişman bir adama işaretle "Keşke karnın böyle (şişman) olmasaydı senin için daha hayırlı olurdu." (El-Heysemi)(2)."Çok yemekle sağlık ve sağlam olmak bir arada olmaz"(3) buyuruyor ve dengeli beslenmeye de işaret ediyor. "İşlerin hayırlısı (faydalısı) orta (karar) olanıdır"(3b) ''Mideyi yemek ve içmekle tıka basa doldurmaktan sakının. Çünkü fazla yemek bedeni bozar, hastalığa sebep olur... Yeme ve içmede ortalama bir yol takip edin. Çünkü böyle yapmanız vücudu düzeltir... Aynı zamanda Allah yağlanmış şişman bedeni sevmez"(4). "Hemen her hastalık çok yemekten ileri gelir. Hemen her şifâ, az yemekten ileri gelir."(5a) buyuruyor. Gerçekten de bugün şişmanlık çok sayıda hastalığın temelini meydana getirir. Şeker hastalığı, kroner kalb hastalıkları, hipertansiyon vs. bunlara misâl olarak verilebilir. Daha mühim bir nokta da şişmanlığın kroner kalb hastalığına yolaçtığının özellikle vurgulanmasıdır. "Çok yiyip içmekle kalblerinizi öldürmeyiniz. Zirâ kalb bir ekin tarlası gibidir, fazla su basınca tohumu keser ve çürütür"(6) buyrulması bize şişmanlığın kalbe ait kroner damarları tehdit ettiğini hatırlatıyor. Bu hususa Hz. Ali daha âşikar işaret etmektedir: "İç yağı hastalıktır" (5b) demesi katı yağların damar sertliği yapıcı özelliğine işaret edici bir delildir. Yine Hz. Ali "Kalbin daralması, tokluktandır"(3c) demesi şişmanlığa bağlı kroner hastalığı sonucu olan kroner spazmına işaret etmektedir. Peygamberimiz (s.a.v) zamanın doktorlarından Haris b. Keled'e de aşırı yemek yememeyi tavsiye ederdi (7).Hz. Ömer de şişmanlığın zararlarını vurgulamaktadır: "Şişmanlıktan sakının. Çünkü şişmanlık vücudu bozar, hastalık getirir"(8-9).
Bu mevzuda söz söyleyen önemli bir hekim de İbn-i Sina'dır. İbn-i Sina "Şişmanlığın bir çok hastalığa sebeb olduğunu söylemiş, zayıflamayı temin için sebze yemeklerinin çoğunlukta olduğu perhiz listeleri hazırlamıştır. Bu listelerin benzerleri şu anda çağdaş tıb ilminde kullanılmaktadır. İbn-i Sina ayrıca hipertansiyon ve damar sertliği için risk taşıyan tuzlu yemek ve yağlı etin yaşlılarca yenmemesini tavsiye etmektedir "(10). Günümüz tıbbında da aynı tavsiyeler yapılmaktadır. Zayıflama diyeti için Prof. Lachance de "Tahıl ve sebze ağırlıklı diyetleri seçin. Tabağınızdaki yiyeceğin üçte ikisi nebati maddelerden oluşmalıdır.'' (11) demektedir.
Çocuk beslenmesi yönünden de fazla yedirmek yani şişmanlık mahzurludur. Bu durum ileri yaşlarda damar sertliğine zemin teşkil eder. Çocukluk döneminde ise nişastayla besleme gibi dengesiz bir beslenmeyle şişmanlık ve bu arada D vitamini alamama sonucu olarak raşitizm gelişmektedir. Bu bebekler şişman olabilmektedir ama sıhhatli değildirler. Bunlarda havale gelişebilmektedir. Şimdi bu noktadan tarihteki bilim adamlarımıza bakalım. İbn-i Sina "Bebekleri fazla beslemekten de sakınmalıdır.Fazla beslenme bebeğin idrarının açık renkte çıkmasına sebep olur."(12a) Bu verilen bilgiler bugünkü bilgilerimizle paralellik İçindedir. Gerçekten de bebeklerin fazla beslenmesi biraz evvel izah ettiğimiz üzere mahzurludur. Bebek beslenmesi noktasından da idrara bakmalıdır. Bebeğin emmesi açlık kriteri değildir. Bu bir refleks sonucudur, acıkma mânâsına gelmez. Bebek idrarı ise bebeğin yeterince beslenmesi yönünden değerli bilgiler verir. İdrarın koyu olması yeterince beslenmediği, çok açık olması da fazla beslendiği mânâsına gelir. İbn-i Sina "Gıdayı çok vermek tıfl oğlana havale getirir"(13) derken düzensiz ve dengesiz beslenme sonucu oluşan şişmanlık, buna bağlı olarak raşitizm ve neticesinde meydana gelen havaleye işaret etmektedir. Bu hususa Ebubekir Razi de temas eder. Râzi, çocuklarda olan havalenin beslenme düzeldiğinde kaybolabileceğinden bahsetmektedir (12b). Bu hekimlerimiz, şişmanlıkla havale ilişkisini raşitizm yönünden değerlendirmiş olabileceği gibi bazı sendromların ilk tarif edicileri de olabilirler. Fröhlich sendromu ve Martin—Albrigh sendromunda, şişmanlık ve havale birlikte oluşabilmektedir (14).
İbn-i Haldun da oburluğun zararları üzerinde durarak, fazla yemenin birçok hastalığın sebebi olduğunu anlatmıştır. İbn-i Haldun "Mukaddime" isimli eserinde şöyle diyor: "Bilesin ki, vücut için çok besin almaktan, açlık daha evlâdır. Tabii güç yetirebilenler içindir sözümüz. Tam aç kalınmasa bile, besinleri azaltmak iyidir. Bunun, vücut yapısında ve akıl gücünde, her ikisinin netliği ve iyi yönde gelişmesi için müsbet tesiri vardır"(16).
Konyalı Hekim Hacı Paşa (1335-1423) da: "Çocuğa çok sık süt vermek zararlıdır. "(17) diyerek görüşümüze katkıda bulunmaktadır. Gerçekten de çocuğu çok sık beslemek şişmanlığa yol açacak ve bunun neticesinde şişmanlığa ait menfi durumlar kendisini gösterecektir.
Erzurumlu İbrahim Hakkı da: "Mârifetnâme" isimli eserinde şişman olanların az yemek yemeleri tavsiyesinde bulunur.(18)
Gevrekzâde Hâfız Hasan Efendi de eserinde fazla süt vermenin zararlarından bahsetmektedir (19). Gerçekten de bebeklere fazla süt verme şişmanlığın önemli bir kaynağını oluşturmaktadır.
Literatürler:
1. Kırca C: Kur'an-ı Kerim'de Fen Bilimleri. Marifet yay. İst. 1984 s: 144.2-Denizkuşları, M: Peygamberimiz ve Tıp. Marifet yay. 1981 s: 57. 3— Özönder H; Peygamberimizin Sağlık öğütleri. İrfan Mt. 1974 a) 376, b) 402, c) 384. 4— Yıldırım, C: Asrın Kur'ân Tefsiri. Anadolu yay. İzmir 987 1/478. 5- Ebu'l-Leys Semerkandi: Tenbihü'l—Gafilin. Bedir yay. İst. 1974 a) 799, b) 852. 6— İmam Gazali: İhyau Ulumiddin. Bedir yay İst. 1975 3/186. 7-İbrahim Hasan: İslâm Tarihi, Kayıhany. İst. 1987, 2/228. 8— İmam-ı Zehebi: Şifâ Demetleri. Pamuk y. İst. s. 21. 9— Eroğlu A: Şifalı Bitkiler ve Tıbbı Nebevi. Hız y. İst. 977 s: 42. 10— Üstünbaş H.B: İbn-i Sina ve Halk Sağlığı. İbn-i Sina. Kayseri 984, s:72. 11-Fisher.MC, Lachance, DA: Nutrition Evalution of Published Weight—reducıng Diets. J.Am. Diet. Assoc.85 (4): 450— 454, 1985. 12- Yurdakök, M: İslâmda Çocuk Hekimliği, Öztürk matb Ank. 1984 a)151, b) 132. 13-Terzioğlu. A: İbn-i Sina ve Türk Çocuk Psikiyatrisi. İbn-i Sina TTK matb. Ankara, 1984, s: 262. 14— Meriç, N: Pediatri, Uludağ Ün. yay. Bursa, 1983, s: 78, 79. 15— Uludağ, S: Tasavvufun Mahiyeti. Dergâh yay. İst. 977 s: 39. 16— İbn-i Haldun: Mukkadime, Onur yay. Ank. 1977, 1/232. 17- Üstünbaş, HB: Konyalı Hekim Hacı Paşa ve Bebek Beslenmesi. Konyalı Hekim Hacı Paşa. Kayseri, 1986, s: 45. 18— Erzurumlu İbralim Hakkı: Mârifetnâme, Hasankale. 1/53 19- Tümay, S.B: Çocuk Hekimliği Tarihinde Genel Bir Bakış. İsmail Akgün matb. İst. 1946, s. 25. 20-Hatemi, H: Beslenme, Serbest matb. İst. 1984, s. 14.