Mart 1997 · s. 63 · 2 dakikalık okuma
Tabiattan Teknoloji İlhamı
Nurdan Pakdemirli · Mühendislik

Nurdan Pakdemirli
Teknolojide attığımız her adım, tabiatta karşılaşılan İlâhî san’atın ne kadar mükemmel olduğunu daha iyi anlamamıza sebep olmaktadır. Yanlış bir anlayışla basit ve gelişmemiş (!) sıfatlarıyla anılan canlıların, aslında çok mükemmel ve kompleks mekanizmalarla hayatiyetlerini devam ettirdikleri bugün daha iyi anlaşılabilmektedir. Ahtapotun ve jet motorlarının aynı prensiple hareket etmesi, balıkların yüzmek için gerekli en mükemmel aerodinamik yapıya sahip olmaları, basit görüp ciddiye almadığımız birçok böceğin şu anda ulaşılması mümkün olmayan türbülanslı akım sayesinde uçması, bunlara birer örnektir. Bu konuda yeni bir örnek, ıstakoz gözünün incelenmesi ile elde edilmiştir. Avustralya ve ABD’den bir grup bilim adamı, ıstakozun petek gözünün yapısından ilhamla yeni bir teleskop geliştirmekteler.
Günümüzde mevcut olan X ışınlı teleskopların son derece sınırlı bir görüş alanına sahip olmasına karşılık, ıstakoz gözüne benzetilerek geliştirilen yeni teleskop, uzayın daha geniş bir bölümünü görebilecek. Araştırmacılar bu tip bir teleskopla uzayın dörtte birini aynı anda gözleyebilecekler. Böylece mevcut teleskoplar kullanıldığında yıllar süren incelemelerle ulaşılabilecek sonuçları, basit dedikleri bir hayvanın gözüne benzettikleri teleskopla birkaç hafta içinde elde edebilecekler.
Günümüzde kullanılan X ışınlı teleskopların görüş alanı oldukça küçüktür. Çünkü X ışınları, ancak metalik bir yüzeyden çok dar bir açı ile yansıtılarak odaklanabilirler. Bu tip yansımaların ışınların yönünü pek değiştirememesi sonucu teleskop sadece önündeki uzay parçasını görebilir. İlk olarak 1978’de Arizona Üniversitesi’nden Roger Angel bu güçlüğün ıstakoz gözünün yapı ve işleyişindeki, yaratılışa ait plan ve projenin örnek alınarak aşılabileceğini belirtti.
Işın
kırıcı merceklere bağımlı olan insan gözünün aksine, bu yaratıkların gözünde
ışığı retinaya yansıtan pürüzsüz iç duvarlara sahip, kesiti arı peteğinin
gözelerine benzeyen binlerce tüp vardır. Tek bir tüp belli dar bir bölgeden
ışığı odaklamasına rağmen, ıstakoz gözü teleskobuyla küre şeklindeki yüzeyin
belli bir bölgesini doldurmuş binlerce tüp sayesinde çok geniş bir bölgedeki
ışık odaklanabilecektir.
Araştırmacılar dört milyon sterlinlik teleskobu NASA’nın 300 kg’lık küçük keşif uydularına yerleştirmeyi ve uçuşu 2001’de gerçekleştirmeyi planlıyorlar. Istakoz gözü teleskobu 0,1–3,5 kiloelektronvolt enerji aralığındaki zayıf X ışınlarını arayacak. Bu ışınlar genellikle galaksimizde sayıları birkaç yüz olan çift yıldızlar ve aktif galaksilerin çekirdekleri tarafından üretilir.
Istakoz gözü teleskobu ROSAT uydusunun iki-üç yılda aktardığı araştırma ve gözlem sonuçlarını sadece birkaç hafta içinde aktarmayı başarabilecek. Ayrıca süpernova veya gama ışın patlamaları gibi geçici olarak meydana gelen durumları da yakalayabilecektir.
Tabiata, tesadüflerin üst üste yığıldığı bir mekân olarak bakmak yerine, her köşesinde var olan ilahî sanatlardaki nakışların inceliklerini ve mükemmelliklerini anlamaya çalışarak, onlardan ilham almanın ve yaratılışlarındaki hikmetlerden istifade yollarını araştırmanın yararı insanlık için herhalde büyük olacaktır.
KAYNAK
— New Scientist Nisan 1996’dan derlenmiştir.