Nisan 1983 · s. 8 · 1 dakikalık okuma
Sözlerle Kriterya

* Kırık bir kalbi onaran en mahir san'atkârdır.
* Akılsız kafaya bir kement düşer.
* Çilesizlik maymuncuk gibi çok kapıyı açar ama hırsız elinde.
* Yokuşta akmayan ter, çukurda gözyaşına dönüşür.
* Yeri gelince ağlamak, gülmeğe yeğdir.
* "Nâm-ı nişane kalmadı fasl-ı bahardan", diyen, toprağın altındaki çekirdeği görseydi?
* Bazı insanlar gümüş renginde ufka benzerler; güneş onların sinesinden doğar.
* Ölüm cisim çiçeğini soldurur, mânâ çiçeğini asla..
* Taşlaşmış yüreğini yumuşatmadıkça, yolunu kesen taşlara kızmaya hakkın yoktur.
* Hiç rüya görmediğinden yakınanlar vardır; hayat bir rüya değil mi?
* İnsan nefsinin esiri olduğu nisbette insanlara esir olur.
* Muallim, uzakları gören bir askerdir; asıl vatan olan kalbin ve ruhun hudutlarını bekler.
* Menfi tenkitçi insanın sonu, akrep gibi bir alev çemberinde.kendi kendini sokmaktır.
* Hayat cidaldir diyenin hâli, zevaldir.
* Çilenin çiçeği muştulu bir istikbâldir.
* Nefsi için gönül evini soyandan daha hırsız kim olabilir.
* Feryatlı, uğultulu bir gecenin sabahı aydınlık ruh-efzâ olabilir.
* Çocuk; yaprağında çiğ damlası eksik olmayan bir goncadır.
* Ölüme çâre ilk insan ölürken bulundu: Ölüm...
* Dokunma duygusunu yitirmiş bir ruha, kadife gibi sözler dahi kâr etmez..
* Büyük insanlar yeryüzünün yıldızlarıdır.
* Kimse, kendini cahilin kendini sandığından büyük göremez...
* Sağlıklı düşünme, sağlıklı ruha vâbeste bir husustur.
* Gözden yağmur yağmazsa, gönül fidanları büyümez.
* Vicdanın sesine kulak vermeyenin gök gürültüsü ile kulak zarı patlar.
* Ağlamasını bilmeyen belki gülebilir, lâkin gülmeyi idrak edemez.
* Gölgeyi umursamaz insan, sanki sevdiği şeyler gölgeden başka birşey...
Mehmet Erdoğan