Aralık 1985 · s. 7 · 1 dakikalık okuma
Sonsuzdan Soluklar ve Su
![]()
İşte yine o nağme, diyor ki; sus ve dinle,
Gir nurlar alemine, süzül bütün kalbinle!"
Ondört asır çağlayan bir ummanın sesi bu,
Kalplere can verecek Kur'anın nefesi bu;
Söyleyin kim getirir O'nun gibi bir eser,
Kur'an, billûr kasede parlayan suya benzer:
Herkes bir başka görür, herkes bir başka anlar,
Doldurur yürekleri pırıl pırıl ilhamlar:
Bir ressam seyre dalar güzelliğiyle meftûn,
Sonra tasvire kalkar ve lakin düşer yorgun.
Aksetse de içinde güneşin yedi rengi,
Hiçbir renk anlatamaz bu muhteşem ahengi.
Anlatamaz hiçbir söz, mısra, kıt'a ve şiir,
En derin duygularla dolup taşsa da şair,
Anlatamaz müzisyen, anlatamaz bestekar,
Fakat o sînelere rahmet misali akar.
Onu bekler, toprağın altında gizli çiçek,
Onu bekler tohumda adeta titreyerek,
Onu bekler şu saran zinciri kırmak için,
Onu bekler birliği şevkle haykırmak için.
Ona koşar çöllerin bağrında kalan susuz,
Bu kızgın cehenneme çaresiz dalan susuz
Ona koşar, hasretle, gayretle yana yana
O billûr serinliği içmeğe kana kana,
Ona koşar yananlar, ona koşar kananlar,
Ona koşar Allahı bir zerrede ananlar.
Evet onu tasvirde kalem, dil kalır naçar,
Herkes ona koşarken yalnız kuduzlar kaçar.
Farika Teymur