Kasım 1989 · s. 33 · 5 dakikalık okuma
Sizden Gelenler

Hasan Çankaya/AYDIN
Şiiriniz bizi çok duygulandırdı. Çalışmanız, sizin mektubunuzda yazdığınız gibi hiç de "sanattan uzak birkaç mısra" değil. Yeni denemeler yapmanızı ve bunları bize göndermenizi istiyoruz. Şiirde, yazmak bu konuda devamlı çalışmak çok önemlidir. İnsan her sahada olduğu gibi, şiirde de uzun bir çalışmayla, zamanla yetişir. Önemli olan bu konuda yaratılıştan gelen bazı kabiliyetlere sahip olma ve çalışma, gayret göstermedir. En büyük şâirler bile böyle yetişmiştir. Selâmlar, sevgiler, başarılar.
SECCADEM İLE
Yalnız ikimiziz,
Gecenin karanlığında uyanık,
Sen seccadem.
İki garip bağrıyanık,
Ağlarız beraber,
Şafaklara dek ağlarız.
Yaralı kalplerimizi
Gözyaşlarımızla dağlarız.
Ben, seccadem, mahzun yolcun.
Sen de benim uçan halım.
Sensin vefakâr yoldaşım,
Sırdaşım, dert ortağım.
Mehmet Karadayı / İZMİR
Bir hasret çağlayanı boşalmış kaleminizden. Belki gözyaşlarınız içinize akmış o dem. Ve mısralar kanlı giryeler gibi dizilmiş sayfanın beyaz yanaklarına.. Siz Nebiler Nebisine çağrı içinde iki büklümsünüz. Şiiriniz seccadenizden bu dilek semasına yükselen buğu buğu bir duâ. Teknik açıdan daha dikkatli olup biraz daha muhtevaya uygun bir üslup yakalayabilirseniz güzide şiirlerin güzide şairiyle sık sık köşemizde yahut diğer sayfalarda karşılaşmış olacağız. Yeni çalışmalarınızı bekliyoruz. Selâmlar.
YETİŞ EY NEBİ
Adına kurbanım ey büyük Nebi
Gel taç ol başıma kölenim senin
Gel de bir ümit ver nâkıs kalbime
Perişan kalbimin tabibi sensin
Yetiş ey Resulüm yetiş bizlere
Bir müjde ulaştır kırık kalplere
Sensiz her asır düşer dertlere
Onulmaz dertlerin dermanı sensin
Enis SÜHAN
Sizi tebrik ediyoruz. Şiiriniz şimdiye kadar "Sizden Gelenler" sayfalarında yayımlanan en güzel şiirlerden biri. Hem muhteva, hem de estetik olarak çok beğendik. Bazı ufak—tefek teknik hatalarınız var; bu teknik hataları düzeltmeye çalıştık ve bazı kelimelerinizi değiştirdik. Bize gönderdiğiniz bu şiirin bir nüshası herhalde sizde vardır. Elinizdeki bu şiirle, bizim burada yayımladığımız şiiri dikkatli bir şekilde karşılaştırır ve bizim, şiirinizde yaptığımız küçük değişiklikleri dikkatli bir şekilde incelerseniz sizin için faydalı olur kanaatindeyiz. Bize yeni şiirlerinizi gönderir ve kendinizi tanıtan bir mektup yazarsanız çok memnun olacağız. Mümkünse sizinle tanışmak da istiyoruz. Selâmlar, sevgiler, başarılar.
İPEK KOZASI
Kırılan dal uçlarından gözyaşı,
Gücenmiş gönülde oluşan şebnem.
Kederli sinenin ufka bakışı,
Başını eline yasladığı dem.
Ufukta kızıllık kanlı giryedir,
Yıldızlar eriyen mercan adası.
Sorular: Hayat ve gayesi nedir?
Ruhları sararken ipek kozası.
Bir kelebek düşü, gördüğü ruhun,
Kanat açıp, çiçek çiçek dolaşmak.
Dirilişe hazırlanmış bir kurd'un,
Gayesi kozaları delerek aşmak.
Bu hayâl ufuktan eğilip akar.
Gönül fidanının dal uçlarına.
Dallarda ideal şulesi yanar,
Ve akseder göklerin burçlarına.
Bilge AKKUŞİ
Şiirinizi çok beğendik, mısralarınız bize Yahya Kemâl'in, Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu'nun mısralarını hatırlattı. Herhalde bu şâirlerimizi çok okuyorsunuz. Şiirinizde ahengi sağlamayı başarmışsınız. Bu kuvvetli âhenge ulaşmak çok önemlidir, bu sebeple sizi tebrik ediyoruz ve şiirde başarılı olacağınıza inanıyoruz. Fakat bize göndermiş olduğunuz "Hakikat Tomurcukları" adlı diğer şiiriniz bu şiiriniz kadar başarılı değil. Bu yönüyle bizi bir hayli şaşırttı. Sizden bütün şiirleriniz üzerinde aynı titizlikle çalışmanızı istiyor, başarılar diliyoruz. Selâmlar, sevgiler.
SOLMAYAN GÜLLERE
Bir sesti bu, geçmişten bugüne gelen
Mohaç 'taki, Budin 'deki nal seslerinden
Yıllar boyu sakladı tarih, kıssaları
Fatih'ten, Kanuni'den, Selâhiddin'den,
Salih Öztürk / HAYMANA
Hasan Basri hazretlerinin bir menkıbesinden mülhem olarak yazmış olduğunuz şiirinizi çok güzel bulduk. Mısralarınız bize ölüm temini işleyen büyük şâirlerimizin güzel mısralarını hatırlattı. Sizin de bildiğinizi tahmin ettiğimiz bu şiirlerden birkaçını okuyucularımıza fikir vermesi açısından buraya alıyoruz. "Ölümden ne korkarsın, korkma ebedi varsın!" diyen Yunus, bu temi en iyi şekilde dile getiren şâirlerimizden biri. Yine yıllar önce bir derginin kapağında gördüğüm ve hemen ezberlediğim Erdem Beyazıt'ın; "Ölüm ne uzak bize, ne yakın bize ölüm, Ölümsüzlüğü tatdık, ne yapsın bize ölüm." mısraları da bu temi işleyen en güzel şiirler arasındadır. Türk edebiyatında Necip Fazıl,Cahit Sıtkı Tarancı da aynı temi, hârikulade bir şekilde işlemiştir. Sizi, bu güzel şâirlerimizin, kuğunun son şarkısı kadar güzel olan mısralarına, güzel mısralar kattığınız için kutluyor, başarılarınızın devamını diliyoruz. Ayrıca, az fakat çok tatlı şiirler gönderen sizi daha iyi tanıyabilmek için şiirlerinizle birlikte kendinizi tanıtan uzun bir mektup göndermenizi istiyoruz. Saygılar, selâmlar, sevgiler.
(*) ölüm hakikati karşısında olamadım bir koyun kadar hassas,
Öyle bir nefsi emmârem var ki dessas mı dessas...
(*) Hasan Basri (r.a) hazretleri, bir gün otlamakta olan koyun sürüsünün yanından geçerken hayvanın kulağına bir şeyler fısıldar ve hayvan bir müddet sonra yemeden içmeden kesilir ve ölür.
Hayvanın kulağına ne fısıldadığı suali tevcih edildiğinde; "ölüm var ölüm" der.
Hayrani Ertuğrul / GEBZE
Şiirinizde yer yer gerçek şiirin öz musikisini yakalamış ve bunu mısralara aksettirmişsiniz. Fakat son dörtlüğünüzde bu olgunluk yok, onu yayınlamadık. Eğer okumaya ve yazmaya devam ederseniz sizin iyi bir şair olacağınıza inanıyoruz. Bu hususta bize ipucu olan en güzel iki mısranız:
"Bir hayal var ki gözlerimde
O bilinmezden işaret."
Yeni çalışmalarınızı bekliyoruz. Selâmlar.
ÖTELERE ÖZLEM
Ana, baba, kardeş, ve de yar,
Hepsi yalnız bir bilmece.
Esas hakikati bulan bahtiyar,
Onunla böylece aydınlanır her gece.
Mavi gök, mavi deniz, yeşil orman,
Hepsi sebeplerden ibaret,
Bir hayal var ki gözlerimde,
O bilinmezden işaret.
Ertuğrul Kalafat / KULA
Bize gönderdiğiniz şiirler içinde en güzeli yukarıdaki şiiriniz. Biraz daha dikkatle çalışıp, şiiiri şiir yapan sesi yakalamaya gayret edin. Bu biraz zor olur. Sabır ister fakat bunda zamanla başarılı olursunuz. İncelediğimiz diğer şiirlerinizi de gözönüne alarak başarılı olacağınızı söyleyebiliriz. Sadece dörtlükler halinde değil, değişik şekillerde şiirler yazmayı deneyin. Bu sizin için yeni ufuklar açabilir. Eğer kafiye kulnanıyorsanız bu konuda biraz daha dikkatli olun. Şiirinizin birinci, ikinci, üçüncü mısralarında redif var, fakat kafiye yok. Bu yüzden kafiye hakkında bilgilerinizi kontrol edin ve kafiyeyi başarıyla kullanmış Türk şairlerinin şiirlerini bu açıdan tekrar inceleyin. Yeni çalışmalarınızı bekliyor, başarılar diliyoruz. Selâmlar.
SENİ SEVMEK NE GÜZEL
Seni görür nereye baksa gözlerim,
Seni söyler en güzel türkülerim,
Sana koşar hiç yorulmaz dizlerim,
Bu Aşk ile seni Sevmek ne güzel...
Bize yazı ve şiir çalışmalarını gönderme zahmetinde bulunan, fakat sayfa sayımızın sınırlı olması sebebiyle yayınlıyamadığımız, aşağıda isimleri yazılı okuyucularımıza "Sızıntı"ya olan sevgilerinden dolayı teşekkür ediyoruz.
Yıldırım Alkış/İzmir, S. Kemal Güleçer/Antalya, Murat Küçük/Kayseri, Nevzat Çelik/Ordu, Behlül Mert/İzmir, M. Ali Dombaycı/Uşak, Eyüp Demir/Kırşehir, Sıdıka Demir/ Gümüşhane, Fatma Akaslan/G. Antep, Hacı Metin Gül/Batı Berlin, İsmail Kılıç/İçel, Burhan Yaz/İstanbul, Fitiz Tuna/Ankara, Mehmet Maşuk Algemi/Konya, Nihal Ulaş/İstanbul, Cihan Okan/Erzurum Zübeyr Fatih Akın/Ankara, Gönül Onay.