Mayıs 1996 · s. 154 · 8 dakikalık okuma
Şişman Hastalarda Bakım Ve Tedavi Stratejileri

Şişmanlığı dört gruba ayırarak bu konudaki davranışımızı belirleyebiliriz:
I. Grup, vücut kütle endeksi 20-24.9 aralarında olanlar, normal olduklarına ikna edilmelidirler. (Vücut kütle endeksinin hesaplanma şekli için bkz.. Sızıntı, Sayı: 207, s. 102)
II. Grup, vücut kütle endeksi 25-29.9 aralarında olan gürbüz şahıslarda sağlıklı beslenme alışkanlığı kazandırılarak toplu eğitimle ve basit tedbirlerle endeks 25’e çekilmeye gayret edilir.Bizim burada yapmaya çalıştığımız da bu gruba yönelik bir eğitimdir.
III. Grup, vücut kütle endeksi 30-40 arasında olanlar daha önce bahsedilen hastalıklar yönünden (diyabet, hipertansiyon, solunum yetmezliği vs.) ağır risk taşıyan gruptur. Bu grupta muhakkak ferdi tedavi gerekir. Çok ciddi ve hekim nezaretinde kilo verilmelidir.
IV. Grup olarak ele alınan vücut kütle endeksi 40’ın üzerinde olanlar ise; cerrahi girişimler de dahil her türlü tedavinin yapılması gereken patolojik gruptur.
Şişmanların
veya daha sağlıklı olmak isteyen gürbüzlerin zayıflamalarında bazı prensipler
şöylece sıralanabilir:
1-Haftada 0.5-1 kg arasında zayıflamalı.
2-Pratikte zayıflamanın ve perhiz yapmanın güçlüğü kabul edilmelidir. Uzun bir ömürde elde edilen alışkanlıkların bırakılarak yeni bir disiplinle yeni alışkanlık kazanmada, irade güçlendirici telkinler yapılmalıdır.
Zayıflama olayının gelip geçici, kısa süreli bir disiplin olmadığı, aylar, yıllar süren gayretle normal ağırlığa gelineceği ve orada kalınabileceği bilinmelidir.
Sağlıklı beslenme hayatımızın parçası haline gelmelidir. Araya girecek ve perhizi kıracak sürprizleri azaltmalıdır. Bu bakımdan çevremiz, arkadaşlarımız, akrabalarımız yeni gıda rejimimiz hakkında bilgi sahibi olmalı, mümkünse onların da bu perhiz ve sağlıklı beslenme kampanyasına katılmaları temin edilmelidir.
Grup tedavisi dediğimiz olayda çevrenin sağlıklı beslenme konusunda aydınlatılmaları önemlidir. Bu konunun temeli eğitime dayandırılmalıdır.
3- Hedeflenen ağırlık ve zaman periyodu tesbit edilerek tedaviye başlanmalıdır.
4- Bazı şişmanlar uygulaması güç diyetlerle çabuk zayıflama yolunu seçebilirler. Bu durumda geçici olarak kilo verilebilir. Ancak realist değildir, sonunu getiremezler.
5- Şişmanların daha çok kafeterya yemeklerini (fast food) tercih ettikleri bilinmelidir. Kafeterya yemekleri de daha fazla iştah açıcı ve şişmanlatıcıdır. Tabii gıdalara yönelmeli ve kafeterya yemeklerinden kaçınmalıdır.
6- Suni tatlandırıcılarla kalorinin düşürülmeye çalışılması, şişmanlıkta çok az etkili olmaktadır. Üstelik tatlandırıcılara güvenip fazla kalori de alınabilmektedir. Bu bakımdan tatlandırıcılara güvenilmemelidir.
İYİ, KÖTÜ VE ÇOK KÖTÜ DİYET
Şişman kişilerin gıdalarını ayarlarken bir taraftan kaloriyi azaltıp diğer taraftan koroner kalp hastalığını önleyici tedbir almalı ve aynı zamanda şahsın beslenme alışkanlığı ve ekonomik durumunu da dikkate almalıyız.
Sağlıklı kişiye verilecek günlük kalori miktarı yaşa, cinsiyete ve günlük aktiviteye (bedeni faaliyet) göre değişir. Burada vücut ağırlığı ve boy, günlük kalori ihtiyacını değiştirir. Esasen günlük alınacak gıdaların tartılarak kalorilerinin hesaplanması III, ve IV. derecedeki şişmanlar için önemlidir. Gürbüz kategorisine koyduğumuz gruplarda dikkatli ve dengeli, kaliteli beslenme yeterli olacaktır,
Çocuklar bu yazılanların dışında tutularak ortalama bir kalori hesabı verilebilir. Örnek:
27 yaşında 157 cm boyunda 50 kg ağırlığında bir kadının yaşı, boyu ve ağırlığı nazara alınarak bu kadına günlük bazal 1250 kalori verilmelidir. Bu bazal kaloriye, hafif işler için % 30, orta işler için % 50 ilave edilmelidir. Burada bazal kalori (yaşamak için zorunlu olan kalori) ihtiyacına, cinse, yaş ve bedeni faaliyetlere göre ilaveler yapılarak listeler hazırlanır.
Son zamanlarda şişman kişilerde, çok düşük kalorili diyet uygulanmasına sıkça başvurulmaktadır. Bunun çeşitli örnekleri olabilir. Günde 400-800 kalori ve çoğunluğu proteinden oluşan bir diyet verilebilir. Bu gıdalar sıvı olarak hazırlanmış ve içerisinde “esansiyel” denilen ve vazgeçilemez gıdalar olan aminoasitler, yağ asitleri, vitaminler, mineraller ve vücut için eser elementleri bulunduran hazır içecekler şeklinde verilebilir. Çok düşük kalorili diğer bir alternatif diyet örneği; ana maddeleri yağsız et, balık ve tavuk eti olan ve vitamin, mineral ilave edilen gıda rejimi olabilir. Bu ikinci örnek daha ucuz ve daha az acıktıran bir diyettir. Kilo vermede ikisinin birbirine üstünlüğü yoktur.
Bu
iki diyet örneğinin alternatifleri vardır. Yüksek protein, az karbonhidratlı
veya az protein çok karbonhidratlı vs. Bu tip çok azaltılmış kalorili diyetler
herkeste kullanılmaz; ideal kilosundan % 50’den daha fazla şişman olanlarda
veya geçmişinde başarısız diyet denemeleri veya şişmanlığa ait özel hastalığı
olanlarda hekim tarafından uygulanır. Bu çok kısıtlı özel diyet, kalp, böbrek
ve karaciğer hastalığı olan şişmanlarda ve Tip II diyabette uygulanmaz.
Çok sınırlı diyetten önce he1dm hastasını ciddi muayene ve tam bir kontrolden geçirmelidir.
Bu diyetin avantajları ve dezavantajları vardır; çabuk kilo verdirir, 12 hafta içinde 20kg zayıflatabilir. Ancak bu kadar hızlı zayıflama çok sınırlı sayıdaki kişide faydalı olabilir.
Hasta yakın zamanda herhangi bir ameliyata hazırlanacaksa veya şişmanlığın yol açtığı diyabet, hipertansiyon, uykuda solunum durması gibi bir hastalık varsa, çok düşük kalorili özel diyet uygulanmalıdır.
Çok kısıtlı kalorili diyette baş ağrısı, bulantı, yorgunluk, halsizlik, soğuğa tahammülsüzlük, cilt bozukluğu, saç dökülmesi, kadınlarda adet bozukluğu gibi istenmeyen yan etkileri görülebilir. Bunlardan daha ciddi, safra kesesi rahatsızlıkları, taş, yüksek proteine bağlı gut hastalığı gibi yan etkileri de görülebilir.
Kaloriyi 1000-1200’e yükseltirsek, bu diyet, depresyon ve sıkıntı oluşmadan daha iyi uygulanabilir.
1000-1200 kalorili diyet dahi çok kısıtlı olduğundan bazılarında psikiyatrik tedavi de gerekebilir. Bu diyeti uzun süre devam ettirmenin güçlüğü ortadadır. Bu sistemle zayıflamada, başlangıçta başarılı bir kilo vermenin ardından kilo vermede zorlanma dönemi başlar çok düşük kaloriye dayalı diyet kolay uygulanabilir bir metot değildir.
Çok çeşitli çalışmalarda kilo vermedeki iniş-çıkışların ciddi yan tesirleri gözlenmiştir. Kilo verilip tekrar alınması şeklindeki fasit daireden kurtulunması gerekir.
1- Her kilo alıp vermede vücudun metabolik dengesi ve yağ kompozisyonu değişmektedir ve ikinci defa kilo vermede direnişle karşılaşılmaktadır.
2- Tekrarlayan kilo alıpvermelerde mortalite (ölüm) riski özellikle kalp krizi şeklinde artmaktadır.
GÜNLÜK YİYECEKLERİN İHTİVA ETTİĞİ GIDALARIN KALİTELERİ
Diyetteki karbonhidrat (şeker): Şişman kişiler basit rafine şekerleri almamalıdır. Rafine şeker ve birleşik şeker deyimini kısaca anlatmak gerekir.
Tabii
olarak mevcut ve yenen şekerler ekmek, patates, pirinç, sebze ve meyve
şekeridir. Rafine şeker ise pancar ve şeker kamışından elde edilen sanayi
şekeridir. Rafine şekerlerin bağırsaktan emilimi yüksek oranda ve hızlı olduğu
için kan şekerini daha hızlı yükseltir ve insülin sekresyonunu artırır.
Eğer karbonhidratlar lifli besinlerle alınırsa emilimi azalır ve trigliserit dediğimiz zararlı olabilen vücut yağlarını daha düşük seviyeye indirir.
Diyabetiklere 1000 kaloriye 35 gram hesabıyla lif bulunduran % 70 karbonhidratlı diyet uygu60 ile 80 gün zarfında açlık ve tokluk kan şekerinde önemli düşmeler meydana gelmektedir.
Lifli gıdaların kullanımında, genellikle ülkemizde yapılan araştırma bulunmamakla birlikte Amerikan toplumunda fertler ortalama 13-30 gr/gün diyetle lif almaktadırlar, bunu iki misline çıkarmak için gayret sarf edilmektedir. Lifli gıdalar şişmanlık, diyabet, koroner hastalığına ve bağırsak kanserlerine karşı koruyucudur. Yüksek lif içeren gıdalar baklagiller (taze bakla, fasulye, bezelye), havuç, yer elması, turp, şalgam, pancar, patates, kabak, ayrıca tahıllar, buğday, arpa, çavdardır (özellikle kepekli mamuller). Yeşil yapraklı sebzeler ve meyveler de yüksek lif içerir. Meyve ve sebzelerin çiğ olarak yenmesi daha yararlıdır. Haşlama ve püre yapılması lif miktarını azaltır.
BESLENME PLANINDA YAĞ MUHTEVASI
Burada kişinin kan kolesterol ve yağ seviyesi dikkate alınmalıdır.
Yıllarca Poliansatüre yağlar (Özellikle mısır yağı, ayçiçek yağı, pamuk yağı) düşük kolesterol için tavsiye edilmiştir. Ancak son zamanlarda araştırma seviyesinde bile olsa bu konudaki görüşlerde değişiklik meydana gelmektedir. Poliansatüre yağların tehlikesiz olmadığı ve kilo vermede direnç yaptığı henüz bilinmeyen bir yolla muhtemel aterojenik (damar sertliği) etkisi olabileceği, immün sistemi baskılayabileceği ve hatta kanserojenik temayül doğurabileceği düşünülmekte, bu da yeni bir anlayışın yaklaştığını göstermektedir. Poliansatüre yağların monoansatüre yağla birlikte (en yüksek seviyede, zeytin yağında mevcuttur) alınması tavsiyesi gündeme gelmektedir. Bu konuda yapılan çeşitli araştırmalara göre diyette % 33 oranında zeytin yağı (monoansatüre yağ) mevcudiyetinde bile kan yağ seviyelerine olumsuz tesir yapmamaktadır.
Sonuç olarak şişmanlara rafine şeker yerine kompleks şeker (nişasta türü), poliansatüre yağ yerine (ayçiçek, mısır, pamuk yağı) monoansatüre (zeytin yağı) tavsiye edilebilir.
Balık ve balık yağı: Bu konu şişmanlıktan ziyade şeker hastalarını ve koroner kalp hastalarını ilgilendirir. Eskimoların diyetinde yüksek yağ ve kolesterol olduğu halde damar sertliği görülme sıklığı düşük bulunmuştur. Japon balıkçı köylerinde de benzer raporlar yayınlanmıştır. Günde en az 35 gr balık yiyenlerde damar sertliğinden ölüm % 50 azalabilmektedir. Bu konudaki çalışmalar ilerleyerek devam etmekte ve balıkta mevcut omega 3 yağ asitlerinin faydası üzerinde durulmaktadır.
Diyetteki protein; Et Üt yumurta ve kuru baklagillerde bol miktarda protein mevcuttur.
Normalde günlük protein ihtiyacı çocuklar hariç kadın ve erkeklerde vücut ağırlığının kg başına 0.75 gr kadardır. Şişmanları zayıflatırken bu konuda önemli meseleler ortaya çıkmaktadır.
Şişmanın vücut ağırlığı fazla olduğundan ihtiyaç duyduğu protein miktarını, ideal kilosuna göre mi, yoksa mevcut kilosuna göre mi hesaplayacağız? Diğer yönden şişmanlar zayıflama işlemine gıdalardaki protein miktarını artırarak başlarlar. Bu davranış, yani proteinden yüksek diyet, özellikle diyabetiklerde ve böbrek hastalığı riski taşıyanlarda mahzurludur.
Proteinli gıdalar içinde et ürünlerinden ilk tercih edilecek balık, sonra hindi ve tavuk, dana ve sığır eti, son sıralarda koyun eti olmalıdır.
Yumurta iyi bir gıdadır. Ancak yaş ilerledikçe miktarı azaltılmalıdır. Süt ve yoğurt fevkalade önemlidir. Yağsız olanları tercih edilmelidir.
Yağlı beyaz peynirin 100 gr’ında 289 kalori varken, yağsız beyaz peynirde protein miktarı yaklaşık aynı iken, kalori miktarı 99’a düşer. Bu yüzden yağsız beyaz peynir tercih edilmelidir, 100 gr kaşar peyniri ise 404 kalori ihtiva eder.
Et, süt ve süt ürünlerinde yağsız olanlar tercih edilerek kalori azaltıldığı gibi koroner kalp hastalığından da korunma sağlanabilir.
Özetleyecek olursak şişmanlarda dört risk faktörü ön sıradadır:
1- Rafine şeker ve rafine şekerden yapılan tatlılar ve kuruyemişler kaldırılmalıdır.
2- Sature (doymuş) yağ kaldırılmalıdır.
3- Sakin huzurlu bir hayat sürülmeli.
4- Kesinlikle sigara içilmemelidir,
Şişmanlarda zayıflama için kullanılan ilaçların az veya çok yan tesirleri vardır. Bu makalede hedeflenen sağlıklı beslenmeyi yerleştirme gayesi dışındadır. Eğer ilaç kullanılacaksa uzman hekimlerin reçeteleri ile alınmalıdır.
Buraya kadar söylenenlerden şişman veya gürbüz bir kişi faydalanmamışsa bir hekime müracaat ederek çok düşük kalorili diyet, yemek alışkanlıklarından kurtulmada gerekirse psikolojik tedavi, egzersiz artırıcı işlemler yapılarak şişmanlıktan kurtulunmalıdır.
Örnek olması için aşağıda kalorili bir diyet örneği verilmiştir,

1100-1300 kalorilik diyet
Kahvaltı: Yarım fincan (bir fincan 100 cm3) portakal suyu, üç çeyrek fincan yulaf veya mısır gevreği, 1 su bardağı yağsız süt+1 çay kaşığı şeker.
Öğlen: 60 gram hindi veya tavuk eti, yarın fincan erişte veya aynı ölçüde kepekli ekmek, bir fincan yağsız süt, yarım fincan havuç, 1 çay kaşığı zeytin yağı.
Akşam: 60 gram yağsız dana eti, 30gram yağsız beyaz peynir, yarım domates, 1 bardak yağsız süt, 1 portakal, marul (serbest).
Gece yatarken: 1 Elma, 6 adet küçük tuzlu bisküvi.
Prof. Dr. İbrahim ERKUL