Sızıntı Arşivi

Ağustos 1995 · s. 327 · 1 dakikalık okuma

Sırların Perde Önü

Yusuf Alan · Zooloji

FİLLER

Afrika filleri, Karada yaşayan dünyanın en büyük memeli hayvanlarıdır. Ortalama 6.5 ton ağırlığındaki bu fillerin boyları 3.9 metredir. Fildişleri, hayvanlar dünyasında, en büyük diş olma unvanına sahiptir. Bu dişlerden bir tanesi, yaklaşık 3 m uzunluğunda ve 110 kg ağırlığında olabilir.

Filler yeraltı sularını tespit edebilir ve uyumadan önce kendilerine yastık gibi bir yer hazırlarlar.

Fillerin ortalama vücut sıcaklığı 39.9’C’dir. Dakikada 12 kez nefes alıp verirler. Dakikada 40 defa atan bir filin kalbi yaklaşık 12 kg’dır. Ortalama ömürleri ise 30 ila 40 yıldır. Tabii ki fildişi avcılarından kurtulabilirlerse.

1930 yılında Afrika’da 5 ila 10 milyon fil vardı. 1980’de bu sayı 1,3 milyona, 1969’da ise 600.000’e düştü. Bu asrın başlarında sayıları 200.000 olan Asya fillerinden ise artık sadece 50 bin kadar bulunmaktadır.

Filler çoğu zaman soğuk alırlar, ancak nadiren hapşırırlar. Bir filin hapşırığı, orta boy bir kalorifer kazanının patlamasıyla ortaya çıkan gürültüye benzemektedir.

Bir filin hortumunda 40.000 kas mevcuttur. Bu hortumla bir ağacı kökünden söküp atmak, farkedilmesi çok güç kokuları bile almak, 3 mil ötedeki suyu, 2 mil uzaklıktaki filleri tespit etmek mümkündür.

Hortumun ucu, Asya fillerinde tek, Afrika fillerinde ise çift olup büyük bir hassasiyetle kullanılabilir. Filler, Yüce Yaratıcı’nın kendilerine ihsan ettiği hortumları sayesinde bir iğneyi bile yerden alabilir, bir kapıyı açabilir, bir tüfeğin tetiğini çekebilir veya bir ayakkabı bağını çözebilirler.

Fillerin farelerden korktukları sadece söylentidir, ancak filler, tavşanlardan ve ufak bir köpek türünden korkarlar.

Fillerin günde 75.7 litre su içmeleri gereklidir. Her gün 18-20 saatlerini yemek yemekle geçirirler.

Son yıllarda yapılan araştırmalar fillerin, insan kulağının algılayamayacağı kadar düşük frekansta seslerle iletişim kurduklarını göstermektedir.

Afrika’daki Tsavo parkındaki gözlemlere göre, bir fil günde 408 kg kadar gübre üretmektedir. 30.000 fil göz önüne getirilirse, gübre böceklerine ne kadar çok iş düştüğü ve bu hususi vak’ada bile Kuddüs isminin ne kadar hikmetli bir şekilde tecelli ettiği anlaşılabilir