Mayıs 1984 · s. 11 · 3 dakikalık okuma
Simetri - Asimetri

Salonumuz ve yatak odamızı, bütün bir hayat boyu, değişen ve gelişen zevk anlayışımıza göre yeniler dururuz da yine de ona, gönlümüze uygun nihaî şekli veremeyiz. Acaba, etrafımızda, gökkuşağı gibi içiçe binlerce güzelliğin, onlarla alakalı yüzbinlerce hadiseyle bu fevkalade intizama ulaşması nasıl olmuşdur..?
Hiç sağ ve sol tarafınızın nerede olduğunu düşündünüz mü?
Asimetri ve Simetri - Niçin?
"Sağ taraf, baş parmağınızın solda olduğu yerdedir. Sol taraf ise başparmağınızın sağda olduğu yerdedir."
Sağ, başparmağınızın solda olduğu yerdedir. Bu nükteli cevap sağ-sol simetriğindeki sağı ve solu yeterince açıklayamadığımızı gösterir. Bunun sebebi sağ ve sol ta'birlerinin aslında yer belirten kelimeler değil, yön belirten kelimeler olmalarındandır. Bunu bir misâl ile açıklayalım: Lokomotifi düşünelim. Bu lokomotif, rayların ortasından geçecek şekilde ve yere dik olan iki simetri sathına "yüzey" sahiptir. Şimdi bu lokomotifin neresi sağ neresi sol ve neresi arka neresi Öndür? Bunu ancak hareket ettiği zaman anlayabiliriz. İşte yön belirten bu dört kelimenin, ayrıca yer de belirtmeleri İçin, o nesnenin hemen hemen istisnasız olarak bir yöne doğru hareket etmesi gerekmektedir. Bunun yanında hareket yönünün sadece yukarıya veya aşağıya doğru olması da yetmemektedir. Çünkü balon gibi yalnızca amudi (dikey) olarak hareket edebilen vasıtaların da önü arkası, sağı ve solu yoktur, öyleyse ancak yerçekimi kuvvetine dik olarak hareket edebilen nesneler bu hususiyetlere sahiptirler.
Hayvanlarda da bu geçerlidir; fakat şekil ve fonksiyon, bu "burun doğrultusundaki" hareketle o kadar kaynaşmış olarak bulunmaktadır ki; bilhassa canlılar, durdukları yerde de sağ, sol, ön ve arkaya sahip olurlar. Meselâ bir ineğin başı nerdeyse, önü de orasıdır.
Buna rağmen canlıların dışındaki cisimlerde bir sağ ve sol mefhumundan söz edemeyiz. Çünki bir evin, sokağın veya meydanın sağının veya solunun neresi olduğu, o anda bulunduğumuz yer veya hareket yönümüze bağlı olarak değişir.
Canlıların dışında mevcut olan ayna simetrisini açıklamak matematik açısından basit bir hadisedir. Çünki, bilhassa kristaller, takrîbî aynı enerji seviyesine sahip ve meydana gelme ihtimalleri müsavî "eşit" birbirinin ayna simetrisi olan, değişik şekillerde bulunabilirler. Fakat canlılar, yapı taşları bakımından ayna simetrisinden tamamen uzaktırlar. Çünki canlıların temel yapı taşları olan proteinler çok az istisnalar dışında simetrik, olmayıp karmaşık bir yapıya sahiptirler. Buna ilâveten tek hücreli canlılarla, çok hücrelilerin dokularındaki hücreleri, ekseriya simetrik olmaktan uzaktırlar. Fakat bütün bunlara rağmen, çok hücreli hayvanlar ve hayvan nevilerinin %95'inden fazlasını meydana getiren bilaterailer (iki taraflı)(1) yapı bakımından bir bütün olarak ele alınınca, bu simetri şaşırtıcı bir şekilde ortaya çıkmaktadır. Öyleyse, hayvan nevilerinin çoğunda ve insanda da var olan bu simetrinin hikmeti nedir? Bilhassa, yerçekimine dik yönde hareket eden canlılarda bu hususiyetin önemi apaçık ortadadır. Çünki farklı yapıdaki iki kanada sahip olan bir kuş ve buna göre tanzim edilmiş (2) vücuda sahip o!an bir balık büyük zorluklarla karşılaşacaktı. Öyleyse ayna simetrisine sahip olan yapılar, çoğu canlılar ve bilhassa hareket edenler için, dengeli yaşama açısından en uygun şekiller olduğundan, onlar bu şekilde yaratılmışlardır.

Hareket etmeyen veya çok ağır hareket eden canlılar için ayna simetrisi her zaman şart değildir. Bilhassa yere tutunarak yaşayan canlılar, daha çok eksen simetrisine sahiptirler. Böylece onlara bulundukları yerden her yöne doğru eşit bir şekilde müessir olabilme imkânı verilmiştir. Bunun yanında besin temini ve müdafaa da kolaylaşmış ve daha müessir olmuştur.

Yine fonksiyon ve gayeye bağlı olarak, bazı canlıların simetrisinde birtakım farklılıklar göze çarpar ki bu bir asimetridir. Meselâ, bazı yengeçlerin kıskaçlarından birisi daha büyük ve değişik bir yapıya sahiptir. Canlının simetrisini bozan bu yapıların canlıya hiçbir zararı olmamakta, aksine o canlının yaşamasını kolaylaştıran faktörler olup, onunla daha değişik işleri becerebilmesini ve bazı işleri daha tesirli bir şekilde yapabilmesini sağlamaktadır.
Kısacası, her canlının yaşadığı vasat, yapacağı işler ve düşmanlar gibi herşey göz önüne alınarak yeryüzündeki bütün canlılara kendileri için en mükemmel ve en pratik yapı verilmiştir.
Mükemmelliğe ulaşabilmek için hayatini harcayan insanoğlu, etrafına baktıkça çevrenin fevkâlâde intizamı karşısında hayrete düşmektedir. Bazen basit tefakki edilen hadiselerin harikuladeliğini ise, ancak ilim terâkki ettikçe anlayabilmektedir.
Arif Özer
(1): Çift simetriğe sahip olan canlılar.
(2): Bir cismi, yalnızca bir düzlemle ikiye ayrılarak birbirinin simetriği iki parça elde ediliyorsa o cisim ayna simetrisine sahiptir.