Sızıntı Arşivi

Mart 1982 · s. 5 · 4 dakikalık okuma

Sibernetik

Sedat Akalın · Prof. Dr. · Biyomühendislik

Sibernetik, organizasyon (örgütlenme) teorisine İki mühim katkıda bulunmuştur.

1. Organizasyonlara ilişkin informasyon ve denetim modellerini yeni otomatik makinelerinkine bağlamak:

Bu makinelerde "gâyeler" insan aklı ve elleriyle makineye sokulur, fakat elektronik kontrollar onları "doğruluk yörüngelerinde" tutar. Bu husus komünikasyon (iletişim, muhabere), planlama, ve karar bileşiminden elde edilir.

Karar verme merkezleri performansın (1) kabul edilebildiği toleransları planlar ve belirler. İcraatçılar (yaptırımcılar) gerçekleştirdikleri işleri karar merkezlerine geri bildirirler, ancak karar vericiler yalnızca düzeltmeler yapılması gerektiğinde harekete geçirilirler.

2. Biyolojik benzeşimle ilgili katkı.

İnsan beyni, amaçları ve direktifleri sinir sistemi yoluyla vücudun öteki kısımlarına bildiren planlama ve karar merkezidir. Bu kısımlar bu bildiriler üzerine kendi başarıılarını beyne geri bildirirler, ki bunlar beyinden İlk eylemi sürdürecek, düzeltecek, veya sürdürmeyecek yeni mesajlara sebep olurlar.

Görüldüğü gibi, feedback yoluyla kontrol devrî bir işlemdir ve bu gâye belirleme, haberleşme, ve sürekli doğrultmaya ait karşılıklı uzlaşım (tevafuk) sadece 'feedback'in temeli olmayıp, büyük ölçekli teşkilatta (örgüt) koordinasyonun da özünü teşkil eder.

Sibernetikte, kapalı- ilmekti sistemler İle açık-ilmekli sistemler arasında temelden bir ayrım yapılmaktadır. Bunlardan ilki -yapılarında bulunan- "yönsel ayrımları" sezen yetenekleri dolayısıyla kendilerini sürekli olarak düzeltirler. Açık-ilmekle çalışan sistemlerde ise, iç feedback düzengeçlerinden yoksun olduklarından, tüm durumlardaki tepkileri dış stimulus (2) şartların direkt fonksiyonlarından ibaret bulunmaktadır. Kapalı-İlmekli sibernetik analizler, muhtemelen yalnız dış faktörler veya açık-ilmekli rastlantılarla uğraşan "geleneksel öğrenim" incelemelerinden tamamen farklıdırlar. Organizmanın doğrudan kontrolu dışındaki, kesikli dış olayların etkilerinin tetkikinde takip olunacak tek pratik yol açık-ilmek analizidir.

Davranış gösteren organizma sibernetik bir sistemin denetim hassalarına sahip olarak yaradılmıştır; ancak, canlı bir sistem olduğundan, kontrol düzeninde esneklik ve değişme (varyasyon) göstermektedir. Performans değişkenliği ve öğrenme biçimi, fert ile onun sensori (3) feedback durumu arasındaki zaman-aralığı ilişkilerinde doğrudan bağlıdır. Gecikmiş sensori feedbackin davranış integrasyonu (4) üzerindeki tesiri menfidir -ne tür olursa olsun,- bir feedback gecikmesi performansı düşürmekte veya sıfıra indirmektedir. Ayrıca tansiyon yükselmesine ve heyecana da sebep olduğu tesbit edilmiştir.

Davranışın sibernetik görünüşü, sabit bir refleksle değil, dinamik değişmeyle ka-rakterize edilen refleksif bir sensorimotor (5) muamele ile başlar. Outputunu (çıktı), alıcısının (reseptör) inputuna (girdi) göre ayarlamak davranan sistemin tabiatıdır. Sensori inputun doğası sadece organizmanın dışında kalan stimulus olayları tarafından değil, davranan sistemin bünyesinde genetik (irsî) olarak bulunan kapalı-ilmekli hareket mekanizmasınca da belirlenmektedir. Alma (ahz) İşi otomatik düzelten çeşitli kontrol sistemleri tarafından tâyin olunmaktadır. Misâl; özel reseptörlerin flik (6) ve tremor (7) eylemleri uyumu engelleyerek duyarlılığı (sensitivity) sürdürürler. Hadeka (gözbebeği), timpan (ortakulak davulu) ve timpandaki kemikçikler sistemi input sinyal şiddetini ve kalitesini ayarlarlar. Beyinden retinaya (göz arkasındaki ağtabaka), koklea'ya (kulak salyangozu), ve deriye giden reseptör efferent (8) nöronlar (alıcı-dışa-iletici sinir uçları) inputu kolaylaştırıcı ve engelleyici olarak davranarak afferent (9) (içeri ulaştırma) işlemi biçimini ayarlarlar. Nörohormonal mekanizma reseptörler ve beyin üzerinde doğrudan etkili olarak afferent nöral organizasyonu devam ettirir ve böylece, İntegre bilinç (şuur) faaliyetini korur. 'Bir çok iç motör mekanizmaları reseptör duyarlılığını sürdürmekle kalmayıp, tepkileri, oryantasyonu (10) ve dikkati alarma geçirmede diferansiyel idrakî eylemleri de yerine getirirler.

İnsan vücudu metabolik işlemlerinde ve daha başka fonksiyonlarının yürütülmesinde binlerce feedback halkası kullanmaktadır. Sibernetik bir sistem bir output durumu ile bir gâye veya standard arasındaki diferansları sezerek kendi faaliyetini denetler ve düzenler. Davranan fert (birey) durumunda, bizzat sinir sistemi böylece bir diferansiyel sezi (detection) mekanizması olarak düşünülebilir.

Prof. Dr. Sedat Akalın

(1) Performans: İnputlar setine (cümle) ve istenen outputlar setine göre bir makinenin gerçek seti (Sibernetik tarif).

(2) Ştimulus: Tepki (aksülamel) yeteneğinde bir doku (sinir, adale v.s.) etrafında tepkiye sebep olabilecek herhangi bir değişiklik. Stimulus bilhassa reseptörleri tahrik eder. Hücre cidarı uçları arasındaki potansiyel farkını bozan (değiştiren) herhangi bir olaya da stimulus denir; eşik değerinin altındakiler exitasyona (tenbih) sebep olmazlar.

(3) Sensori organ: Duygu organı.

(4) İntegrasyon: Çeşitli afferent (motor) yolların bir merkezde toplanması, ayrıca, merkezlerin öteki bir çok merkezle bağıntılı bulunması sebebiyle, bir merkeze gelen tüm bilgilerin -verilecek cevap için- birleştirilmesi işlemi.

(5) Sensori motor: Görevi, sinyalleri reseptörden merkezi sinir sistemine taşımak olan duygu siniri.

(6) 'Flik: Silkinme, şiddetli ve ani çekiş; sıçrama.

(7) Tremor: Küçük genlikti düzensiz bir kas hareketi olup, ana gücün frekansı saniyede 10 devirdir. Bu salınımın, devri 100/sec, olan bileşenleri bulunabilir.

(8) Efferent: Sinir sisteminden bir kasa veya bezeye yahut başka bir organa giden sinir lifi.

(9) Afferent: Bir duygu siniri olup, görevi impulsların başladığı uçtan sinyalleri merkezi sinir sistemine doğru veya içine taşır.

(10) Oryantasyon: Organizmanın uzay içindeki yerinin bilinmesi, pozisyonunun idrakidir. Bir canlının bir stimulusa (sinirde meydana getirilen mahalli tenbih durumunun yayılması) oryantasyonu, onun yöne-özel (cihete mahsus) nöronları ile sağlanır. Bu nöronlar stimulasyondaki yerel (mahalli) farklara karşı tepki gösterirler.