Sızıntı Arşivi

Ağustos 2001 · s. 331 · 4 dakikalık okuma

Sevgili Hasan -Sayılarla İnsan-

Arif Sarsılmaz · Prof.Dr. · Biyoloji


Sevgili Hasan! Bugüne kadar hemen hemen bütün organ ve sistemlerim sana kendilerini tanıttılar; yaratılışlarındaki hikmetleri, ne kadar ölçülü ve hesaplı yapıldıklarını, mükemmel sanatlarla techiz edildiklerini anlattılar. Tabii ki bunlar sadece seni bilgilendirmek için değildi. Elbette her organ hakkında bilgi sahibi olup, onların inceliklerini ve vazifelerini öğrenmen, sonra da hayatını bu bilgilere göre tertip etmen çok önemlidir, ama bunlardan daha mühimi, seninle birlikte canlı-cansız bütün mevcudatı kusursuz olarak yaratan Rabbimizi tanıtmaktı. Sanat eserini görüp de Sanatkar'ını bilmemek ve takdir etmemek ne kadar çarpık bir bakış ise, insan vücudu gibi yaratılmışların en şerefli varlığı üzerindeki sanatları görüp Allah (cc)'ı bilmemek de, o kadar boş, manasız ve değersiz bir bilgi yüküdür.
Bugün insan vücuduna, istatistiki bir nazarla bakıp, son ibret tablomuzu sunarak veda edeceğiz.

Vücudunu teşkil eden sistem ve organlara gelmeden önce; Allah (cc) 'ın seni yoklukta bırakmayıp, varlık alemine getirmesinin bir nimet olduğunu, sonra seni cansız inorganik elementler olarak bırakmayıp, organik bir canlı olarak halk etmesinin nasıl bir nimet olduğunu daha iyi anlaman için de; bir taraftan vereceğim rakamların hassas ölçülerine dikkat etmeni, diğer taraftan da değerinin nasıl yükseldiğinin şuurunda olmanı senden isteyeceğim.

Aşağıda vücudunun madde olarak değerini hesaplaman için bir tablo veriyorum. Bu tabloya dikkatli bak, maddi değerini hesapla!



Çinko, Kobalt, Kadmiyum, Molibden, Nikel, Kurşun, Flor, Selenyum, Cıva, Alüminyum gibi kan serumunda ve bazı enzimlerin yapısında eser miktarda (iz olarak) bulunan elementlerin toplamı % 0,80526'dır.

Gördüğün gibi sadece % 76'ın (53,1 kg oksijen, hidrojen ve azot) hemen havaya uçan gaz formundaki maddeler, havada zaten bol olduğundan para etmez. 14 kg karbon (yani kömür) kilogramı 250 bin liradan 3,5 milyon TL, Kalsiyum (yani kireç) kilogramı 200 bin TL, Sodyum ve Klor birlikte (yani sofra tuzu) 140 g yaklaşık 50 bin liradır, diğer elementler de zaten toprakta bol olduğundan (demir, bakır, magnezyum gibi) ve az miktarda gerektiğinden, hepsi ancak bir avuç toprak eder.

Haydi biraz değerini artıralım! Rabbim seni element olarak bırakmamış, bitkilerin vücdunda olduğu gibi çok büyük moleküllü organik maddeler -protein, yağ, karbonhidrat ve vitamin- haline getirmiş. Sonuçta şöyle bir tablo ortaya çıkar:



Vücudunun su, protein, yağ ve kül olarak da değerini merak edersen, bu nispetlerin 70 kg'lık bir insan için ağırlık değerlerini hesaplayabilirsin. Bu takdirde 47,495 kg su, 8,757 kg yağ, 10,073 kg protein ve 3,388 kg külden (mineral tuzlar) ibaret olduğunu görürsün ki, bunun da değeri: Suyun kirli ve bulanık olduğu için, tuz ve küllerin de toprakta bol miktarda bulunduğundan para etmez. Yağın kg'ı 2,5 milyon liradan 22,5 milyon; protein olarak da değerin yaklaşık 16 kg koyun etine eşdeğerdir; bu da 64 milyon lira eder. Yani elementler seviyesinden organik madde seviyesine çıkınca değerin 86,5 milyon liraya yükseldi.

Tabii ki, Rabbim seni bu halde de bırakmadı. Doku ve organlar halinde hususi vasıflarla mücehhez kılıp, bunların her birine ayrı ayrı mucizevi vazifeler vererek hayat sürmeni mümkün kılmıştır. Şimdi biraz da bu trilyonlarca farklılaşmış hücre gruplarına bir göz atalım:



Organlarına ait dikkat çekici bu rakamları, sadece sayıca fazlalığı belirtmek için değil, Rabbimin çok yaratırken de, tek bir hücredeki gibi aynı hassasiyet ve incelikte yaratabileceğini vurgulamak içindi. Yukarıda son olarak temas ettiğim doku organlar memeli hayvanlarda da var. Diğer memeliler bizden pek çok üstün yönleri olan çeşitli organlara da sahipler. Bu açıdan değerlendirildiğinde, herhangi bir at veya sığırdan farkımız kalmaz. Halbuki Rabbimiz bizi en güzel ve en mükemmel surette yarattığını, bütün varlıkların üzerine halife kıldığını, hepsinden üstün meziyetlerle donattığını söylüyor. Sevgili Hasan! Artık, hayvaniyetten sıyrılıp insaniyet mertebesine çıkma zamanı geldi. Bunu da hücre ile, doku ve organlar ile değil, Rabbimin verdiği manevi latifelerle, -akıl, idrak, şuur, irade, vicdan gibi- ilim, irfan ve marifete ulaşarak yapacaksın.

Vücudunu bir saray gibi kabul edersek, bu sarayın inşasında kullanılan taşlar, camlar, fayanslar, kereste, demir vs hükmünde olan her bir element; önce makromoleküllü bir organik maddeye, sonra hücre organellerine, hücreye ve hususi vazifeli farklılaşmış hücreler haline gelip, kafa kafaya verip, "haydi bir saray yapalım ve bu saray her şeyi ile kainatın en mükemmel sarayı olsun" diyebilirler mi ?

Son olarak, her bir organının vücudundaki toplam hissesini belirten bir tablonun verilmesinin faydalı olacağını düşünüyorum: Tavsiyem; hiçbir şeyi kendi cismi ve maddesi nispetinde değerlendirme! Vücudunda çok küçük bir maddi hissesi olan pankreas olmadığında yaşayamazsın. Binde yedi nispetindeki kalbin bütün organlara hayat sıvısını pompalarken, yüzde üçbuçukluk beynin ise, vücudun bütününü idare eder. Ve binde beşlik böbrekten de asla vazgeçemezsin!



Demek ki insan vücudunu, saçından tırnağına, bağırsağından böbreğine herşeyi ile mükemmel bir bütünlük içinde ve estetik olarak kainatın en mükemmel eseri şeklinde görebiliriz. Sevgili Hasan!

Seninle uzun zaman boyunca sohbet ettik, inşaAllah faydalı olmuştur. Benim elimden gelen bu kadardı. Seni gerçek değerinle tasvir edemediğim için hakkını helal et!