Temmuz 1986 · s. 220 · 1 dakikalık okuma
Penceredeki İşaretçiler
Sızıntı · KALBİN ZÜMRÜT TEPELERİNDE

İnsan
gönül gözüyle, çiçeklerin çehrelerinde parıldayan mânâdan, ağaçların dal ve
yapraklarında cilve çakıp duran canlılık ve güzelliklere kadar, çevresinde olup
biten şeylere bir kere bakabilse, herşeyin ötelere ait bir gizli güzellikten
bir gizli hayat kaynağından fışkırıp geldiğini anlayacak ve tabiatın bu füsûkar
güzelliği karşısında büyülenip kendinden geçecektir. 
Evet, dörtbir yanımızı alan dağ ve tepelerin eteklerindeki salınan akşam gölgeleri,bağ ve bahçelerden yükselip etrafı saran baygın rayihalar, rüzgarlarla semaa kalkıp rakseden mini mini çiçekler ve ruhlara içirdikleri cennet kevserleri gibi tatlı musiki eğer hassas ve samimi bir gönülle duyulup dinlenebilse, her şeyin adeta bir kitap gibi ve fakat hiçbir beşeri kitabın ulaşamadığı rengin ve zengin bir üslübla ALLAH’ın anlattıkları görülecektir.
Şimdi, eğer,.. herbir varlık üzerinde taşıdığı bunca mühür ve imzalarla O’nu ilan edip vicdanlara duyurur da, insan O’nu tanımaz, O’nun karşısında hayret ve hayranlıkla eğilmezse, o nasıl insan olabilir!