Eylül 1980 · s. 16 · 1 dakikalık okuma
Onun Şahitleri
Sızıntı · KALBİN ZÜMRÜT TEPELERİNDE
O’NUN ŞAHİDLERİ
Nasıl
ki, bir tarlada ekilen bir tohum delalet eder ki: O tarla herhalde tohum
sahibinin tasarrufu altında olduğunu; hem o tohumu dahi, tarla mutasarrıfının
tasarrufu altında olduğunu gösterir. Öyle de: Şu unsurlar denilen mahlukâtın
tarlası, tekliği ve basitliğiyle beraber, külli oluşları ve herşeyi kuşatmaları
ve şu mahlukat denilen rahmet semereleri, kudret mucizeleri ve hikmet kelamları
olan nebatlar hayvanlar, benzerlikleriyle beraber çok yerlerde yayılmaları, her
tarafta bulunup vatan tutmaları; mucizeler gösteren tek bir Yaradanın tasarrufu
altında olduklarını öyle bir tarzda gösteriyor ki, güya herbir çiçek, herbir
meyve, herbir hayvan, o Yaradanın birer damgasıdır, birer mührüdür, birer
turrasıdır. Her nerede bulunsa, lisan-ı haliyle herbirisi der ki: Ben kimin
damgasıyım, bu yer dahi Onun mektubudur. Ben kimin turrasıyım, bu vatanım dahi
Onun dokumasıdır.” Demek en küçük bir mahluka Rububiyet; (Rab olma) bütün
unsurları (elementleri) tasarruf kabzasında (avucunda) tutana mahsustur. Ve en
basit bir hayvanı tedbir ve idare etmek; bütün hayvanları nebatların,
mahlukları Rububiyet kabzasında terbiye edene mahsus olduğunu kör olmayan
görür.
Evet herbir ferd, diğer ferdlere benzerlik lisanı ile der: “Kim bütün nev’ine sahip ise, bana sahip olabilir, yoksa yok.
Her nevi, diğer nevilerle beraber yeryüzünde yayılışı lisanı ile der” Kim bütün yeryüzüne malik ise, bana malik olabilir; yoksa yok.” Arz, diğer seyyareler ile güneşe irtibatı ve semavat ile dayanışması lisanı ile der:
Kim bütün kâinata malik ise, bana malik O olabilir; yoksa yok.” Evet, faraza şuurlu bir elmaya biri dese:
Sen benim sanatımsın.” O elma lisan-ı hal ile ona: “ Sus!” diyecek.” Eğer bütün yeryüzünde bütün elmaların teşkiline muktedir olabilirsen, belki yeryüzünde yayılmış bütün hemcinslerimiz olan bütün meyvelilere, belki gemisiyle rahme hazinesinden gelen ilahi hediyelere mutasarrıf olabilirsen, bana Rububiyet dava et.” O elma böyle diyecek ve o ahmağın ağzına bir tokat vuracak...
BN.