Nisan 1979 · 1 dakikalık okuma
Ölçüler ve Güzel Sözler
Ey en küçük haşereye kıymıyacak kadar şefkat gösterisi yapanlar! Ey en ehemmiyetsiz şeyler karşısında çocuk gibi ağlıyanlar! Nasıl hamurunuzdan bir parça sayılan insanlardan nefret ediyorsunuz? Nasıl bülbül dilli olmayı, yılan gönüllülükle birleştirebiliyorsunuz? Gözlerinizden akseden o şefkat ne? Ya ağzmızdan dökülen o nefret ne? Nedir, bir an için o melekler kadar incelik ve sonra bütün hislere ve gönüllere sevk ettiğiniz yıldrımlar ve tufanlar? Muhabbet ışığı gecenizde bir fecr-i kazipse, nifak ocaklarından çıkan nefret hissiyle onu kirletmeyiniz.
M.F.D.
Kızdığın zaman insanlan kırma; bir taht’ kırabilirsin, ama parçalarından bir taht yapamazsın. Uyanık gözlerin olduğu yerde, fitneyi uyanık göremezsin. Eteğini düşmanin kanına bulaştıracağına insanlığının etrafında pervane gibi dolaştır. Sa’di Çaresi bulunan şeyde acze, çaresi bulunmayan şeyde cezaa (ah u vaha) iltica etmemek gerekir.
N.B
Yapacağın her işte, teşebbüsten evvel önceden ne olacağını ve arkasından ne çıkacağını iyice düşün, ondan sonra teşebbüse kalk. Bu yolu tutmazsan yapacağın her harekette evvela zevk duyarsın. Zira arkasından ne çıkacağını tasavvur etmiş değilsindir. Fakat sonunda rezalet kendini göstermeğe başlayınca hicap içinde kalırsın. Hatırla ki uzun veyahut kısa bir piyeste müellifin sana verdiği rolü oynayacak bir aktörsün. Eğer senin bir dilenci rolü oynamanı münasip görmüşse, elinden geldiği kadar iyi oynaman lazımdır. Eğer bir topalın yahut bir prensin veyahut ayaktakımından birinin rolünü oynamanı muvafık görürse, yine başka türlü hareket edecek değilsin. Zira verilen rolü iyi oynamak sana düşer. Lakin bu rolü seçmek başkasına aittir.
EPİKTETOS