Aralık 2003 · 1 dakikalık okuma
Ölçü veya Yoldaki Işıklar
Gök ehlince elden ele dolaşan dua, bir muztarrın tavır ve davranışlarıyla sergilediği hal duasıdır. Sıkışmış, canı gırtlağına gelmiş bir perişan ve muzdariptir ki, O'na yönelip düşünürken, içini O'na dökerken, ne deyip ne ettiğinin, nerede durup ne istediğinin farkındadır.
* * *
Kime el açtığının farkında olan bir sadık kul, düşünce ve dualarını, niyeti ve içtenliğiyle sık sık kalibrasyondan geçirir ve duymasını istediğinden başkalarının duymalarına karşı adeta dilsiz kesilir.
* * *
Dua, Hakk'ın tükenmez hazinelerinin sırlı bir anahtarı; fakir, yoksul ve kalbi kırıkların istinadgahı ve ıztırarla kıvranıp duranların da en emin sığınağıdır.
* * *
Kul, efendisine arzuhalde bulunacaksa, ağyara bütün bütün kapanarak, aklıyla, şuuruyla, hissiyle hep O'na açık durmalıdır; durmalı, sesini-sözünü O'na göre ayarlamalı ve kendine yakınlardan daha yakın birinin huzurunda iç çektiğini düşünmelidir.
* * *
Aciz, fakir, muhtaç ve kendine yetmediğinin şuurunda olan kulun, Rahmeti Sonsuz'a yönelip, halini O'na arz ederek istediklerini O'ndan istemesinin ayrı bir unvanı sayılan dua, kulun Rabb’ine karşı iman, güven, itimat ve tevhid telakkisinin bir gereğidir
* * *