Şubat 2003 · 1 dakikalık okuma
Ölçü veya Yoldaki Işıklar
Maziye karşı lakayt kalmamız; topraktan sökülüp atılan ve hava ile, su ile irtibatı kesilen bir filiz gibi kuruyup gitmemiz, hatta yok olmamız demektir.
* * *
Üst üste inkisarların yaşandığı, yolların gidip bütün bütün sarpa sardığı, ümitlerin sarsılıp iradelerin çatırdadığı dönemlerde, mazi; o kadar sıcak, o kadar yumuşak, o kadar aydınlık, o kadar masum, o kadar diri ve kucaklayıcıdır ki; ona sığınınca birdenbire aşılmaz gibi görünen tepeler dümdüz, düzlükler de pürüzsüz hale gelir.
* * *
Milli varlığımıza esas teşkil eden dinamikler; yarınki varlığımız konusunda da bize ışık tutacak, ümitlerimize fer verecek, iradelerimizi güçlendirecek ve her zaman bizi şahlandıracaktır.
* * *
Maziyi içimize saldığı ümit kıvılcımlarıyla, geleceği de öyle düşlemeye başlar; içinde bulunduğumuz durumu iki cennet arasındaki bir berzahta yürüyor gibi görür ve geçilmesi gerekli olan bir köprüden daha fazla önem de atfetmeyiz.
* * *
Geçmiş, bizim çocukluğumuzun beşiği;
gençliğimizin altın çayırları; olgunluk dönemimizin silinmez izleri;
ölülerimizin mezar şeklindeki otağları ve ümitlerimizin masmavi ibrişimleriyle örülmüş bir sonsuz ülke ve bir sihirli diyardır.
* * *