Eylül 1999 · 1 dakikalık okuma
Ölçü veya Yoldaki Işıklar
Fıtrat; onu tanımayan ve yürüyüşünde ona ayak uyduramayan ayakları kırar, ruhları da çiğner geçer.
Onu tanıyan, hareket ve davranışlarıyla onun ruhundaki sessiz infiâlleri sezen; sezip ona yeni yeni dâvûdî nağmeler kazandıranların elinde de bal mumu gibi olur.
* * *
Ağaç, canlı kaldığı sürece meyve verir; insan ise, zafer meyveleriyle canlılığını sürdürür.
Zafer duygu ve düşüncesinden mahrum bırakılınca da, hemen pörsür ve ölür.
* * *
Görkem odur ki, onu başkaları beğenir.
Fazilet ve kahramanlık odur ki, onu düşmanlar dahi takdir eder.
* * *
Bize takdim edeceği tesellileri emniyetle içebileceğimiz; samimiyetle gönül derinliklerimizi kendisine açabileceğimiz, bu iman ve irfanı dağlar gibi sağlam hakikat erlerini, yıllar yılı hep bekleyip durduk.
Açlıklar hastalıklar ve korkular üst üste üzerimize çullanırken; en utandırıcı sefaletler ruhumuzu kemirip, irademizi aşındırırken, ışıldayan ümitlerimizle, hep onun dirilten soluklarını kulaklarımızın dibinde duyduk ve ümitte canlandık.
* * *
Sabır, öteler ötesi saltanatlara ulaşmak için dar bir geçit, aşılmaz bir zirve ise, gönlünü o âlemlere kaptırmış hakikat eri de, geçilmez ve aşılmaz gibi görünen geçitlere ve şahikalara meydan okuyan bir Heraklit'dir.