Mart 1995 · 2 dakikalık okuma
Ölçü veya Yoldaki Işıklar
Sürekli mükemmeliyet, insâni duyguların her zaman uyanık olmasına bağlıdır; duyguların uyanıklığı da îmânın derinliğine...
* * *
İnsanın namaz kılmaktan daha önemli bir vazifesi, Rabbisinin huzurunda hesap vermekten daha dehşetli bir hali yoktur ama, ne gariptir ki, insanların çoğu bu iki duruma karşı hep lakayt …
* * *
Göz yoluyla dimağa akana âyât-ı tekviniyle, kulak yoluyla kalbe akan Kur’ân ayetleriyle insan ruhunda bütünleşince, varlığın hiçbir köşesinde karanlık kalmaz…
* * *
Sık sık hatalara düşmemek, dolayısıyla da itibarını zedelememek için çok düşün, az konuş ve başkalarını dinlemeyi de ihmal etme.
* * *
Kibir, zulüm ve inhiraf, Firavunluk düşüncesinin önemli üç buududur. Bunlardan birinin bile kalpte bulunması îmâna mâni olunca, üçünün birden içtimaını varın siz düşünün...!
* * *
Allah’ın sana verdiği şeyleri, nâ-hak yere şurada burada harcarsan, haklı yerlere harcama fırsatı doğunca, harcayacak bir şey bulamazsın...
* * *
Afiyeti sıhhatli olanlar değil hastalar duyar; gençliği delikanlılar değil yaşlılar hisseder;
bolluğu, bereketi zenginler değil yoksullar anlar.
* * *
Allah, kullarının gören gözü, işiten kulağı, konuşan ağzı ve tutan elleri olmayı onların nafile ibadetlerine bağlamıştır.. insanların, elimiz-ayağımız, gözümüz-kulağımız, dilimiz-dudağımız olmasını sağlama bakımından ne müessir bir ilahi ahlâk …!
* * *
İnsanlar için, nefis ve günahdan daha büyük bir düşman, tevbeden de daha yakın bir dost yoktur.
* * *
Meşveret ve tecrübeye bağlı hükümler, bağlayıcı ve uzun ömürlü olurlar.
* * *
Gayr-ı memnunlar pek çok cihan devleti yıkmışlardır ama, bir köy kurduklarına dair herhangi bir kayda rastlamadım..!
* * *
Fertlerin birbirine hoşgörüyle bakmayan milletlerde ve müsamaha rûhunun tam yerleşmediği ülkelerde müşterek düşünceden ve kollektif şuurdan bahsetmek mümkün değildir.
* * *
Başkalarını affetmeyenin af beklemeye hakkı yoktur.. derecesine göre herkese karşı saygılı olmayan saygı göremez.. herkesi sevmeyen sevilmeye layık değildir., bütün insanları hoşgörü ve müsamaha ile kucaklamayan afv u safh, görme liyâkatını yitirmiştir.
* * *
Sevgi, insan ruhuna hitap eden sözsüz-kelimesiz evrensel bir lisandır. O, gönülleri büyüleyip kendine çeken, hiç kimsenin hatta en vahşi ruhların bile karşı koyamayıp teslim olduğu sihirli bir güç kaynağıdır...
Sevgi, o sımsıcak anne kucağı gibi havası ve her kapıyı açabilen anahtarlar gibi büyüsüyle, bütün varlığın usâresini ve her türlü ledünni alâkanın ma’nâsını gönüllerimize boşaltan bir sihirli musluktur.