Temmuz 1991 · 1 dakikalık okuma
Ölçü veya Yoldaki Işıklar
***
Kalem, düşünce nurlarının altın oluğudur. O nurlar adetâ, dimağdan kola, koldan da parmaklara iner ve kalemden dökülürler.
***
Körlerin adetleri artsa da, yine renkleri bilmeleri mümkün değildir. İki sağlam göz, bunların bütününün icmâını yıkar.
***
Her ağaç odundur. Ağaç, ağaçtan meyvesiyle, insan da, insandan takvâsıyla temayüz eder ve ayrılır.
***
Her akıl, tıpkı aynı çelikten yapılmış ayrı ayrı bıçaklar gibidir. Farklılık, bilenişlerinden doğmaktadır.
***
Muhteşem ve muazzam milletlerin, tekke, zaviye hattâ türbeleri bile, ma'mûr ve süslüdür. Ma'bedlerin çehresinde, mezar taşlarının alınlarında her milletin zevk ve san'at anlayışını okumak mümkündür.
***
Madde, idrâkten, şuurdan, hisden, irâdeden mahrum ve sâdece eşyanın teşkilinde kullanılan bir kısım kânunlardan ibarettir. Onu varlığa esas saymak ne utandırıcı bir gaflettir.
***