Sızıntı Arşivi

Eylül 1990 · 1 dakikalık okuma

Ölçü veya Yoldaki Işıklar

Sızıntı · ÖLÇÜ

***

Fazilet, halk içinde minderde veya yerde oturur..gurur, muhteşem koltuklara bile sığmaz. Gurur, kubbe görünümlü, tersine dönmüş bir kuyuya benzetilecek olursa, fazileti, ufka inmiş gibi görünen semâya benzetebiliriz...

***

Cehalet, gurura; hikmet fazilete götürür. Gurur, cehaletin nesebsiz çocuğu, fazîlet hikmetin soylu evlâdıdır. Gurur, istibdâd taraftandır; fazîlet ise hürriyet ve müsavat...

***

Gurur, hep yalnızlık içinde dolaşır ve emsal arar... Fazilet, emsalini bulmuşluk huzuru içinde sürekli halkla beraber olur.

***

“Zorla güzellik olmaz” derİer, doğrudur. Büyüklük de zorla olmaz. Bunların her ikisini de ma'şerî vicdan ta'yîn eder.

***

Yalanın, inkârın, te'vilin, riyanın yüzüne tükürüp onu daima tahkîr eden birisi vardır; o'da vicdan.

***

Bazı kimseler vardır ki, onlara göre kendilerini beğenenler “nikbîn” beğenmeyenler de “bedbîn”dir. Bunlar, birincileri takdir eder onlara bağırlarını açarlar; ikincileri de yedi köy kovarlar. Doğrusu, yedi köy kovulması gerekli olan da işte bu “hodbîn”lerdir.

***

Hodbîn, herşeyi iyi, bedbîn de herşeyi kötü görür. Bunların her ikisi de zararlıdır. İyiyi iyi, kötüyü de kötü görmek “hakikatbînlik”dir.

***

Vicdân-ı umûmî bir denize benzer; yalanlar onun tâ ortasına kadar dahi sızsalar, yine onları toplar sahile atar.

***

Yalan ve gösterişler gürültülü, hakîkat ve samimiyet sessizdir. Yıldırımlar, gök gürültüsünden evvel hedeflerine varırlar...

***