Ocak 1990 · 1 dakikalık okuma
Ölçü veya Yoldaki Işıklar
Aklın çok defa hikmeti beğenmemesi onu idrak edememesindendir.
Hikmetin mes'eleleri o denli ince ve akıl üstüdür ki; ilhâmla kanatlanmayan aklın ona ulaşması çok zor, hatta imkânsızdır.
* * *
Akıl, gözün ak tabakası ise, hikmet onun siyah tabakasıdır ki, aklın nurundan sonraki zulmetden doğar...
* * *
Akıl, eşyayı el yordamıyla, hikmet ise, gözle yakalamanın, akıl, varlığa gözlüklerle bakmanın hikmet, onu dürbün veya teleskopla seyretmenin adıdır.
* * *
Bizdeki yeni felsefeciler, felsefe ile en az münasebeti olanlardır.
Pek çoğunun yaptığı, yarım yamalak bir tercüme...
Bari onu olsun mükemmel şekilde yapabilselerdi..!
* * *
Akıl, maddenin sınırlarını aşamaz.,. Madde ötesini hikmet ve hakiki felsefe görüp sezebilir
Ne acıdır ki, insanlar, hikmetin o gürül gürül aldatmaz sesini dinliyeceklerine, gider davul-zurna dînlerler...
* * *
Hayatın karanlık ve dolambaçlı yollarını aydınlatan iki meş'ale vardır:
Biri sâlim akıl, öbürü de hikmet...
* * *
Hikmet, akıl ile değil, ruhun tasdik ve şehadetiyle takdir edilebilir.
Evet, hikmeti yine hikmet anlar; akıl onun ya düşmanı veya samimi olmayan dostudur.