Sızıntı Arşivi

Ağustos 1989 · 1 dakikalık okuma

Ölçü veya Yoldaki Işıklar

Sızıntı · ÖLÇÜ

Tıpkı madde gibi, tabiat da hissiz, şuursuz ve idraksizdir.

Bu itibarla da o, hem hergün bağrında var edilen bunca yaratık, hem de şuur, irâde, idrâk ve ilmî planlar isteyen bütün varlıkların diliyle kendi acizliğini ve fakirliğini haykırmaktadır.

Yani, arkasındaki muhit ilmi, muhteşem kudreti ve akıllara durgunluk veren bir irâdeyi âvâz âvâz ilân etmektedir.


* * *

Tabiat; maddenin hususiyetleri ve onun yaradılışdan gelen özellikleri olduğuna göre, mevcudiyetini ona borçlu olduğu maddeden evvel olamaz.

Öyle ise varlık ve hadiseleri ona dayamak ve onunla izâh etmeye kalkmak bir aldatmacadan başka ne olabilir ki?


* * *

Tabiat; umumî mânâda, varlığın bütünü, hususiyetleri ve yaratılıştan gelen özellikleri.. İnsanda ise, onun huyu, mizâcı, karekteri mânâsına gelir.

O, hangi şekliyle ele alınırsa alınsın, Kudreti Sonsuz'un eliyle işlenmiş bir dantela, Yaratıcı gücün elinde bir kanun ve Onun hikmetlerini terennüm eden bir kitaptır.


* * *

Bugün tabiî ilimlerle en az meşgûl olanlar bile, tabiatın kör ve sağır bir kuvvetten ibâret olduğunu ve onun hiçbir şeyi yaratamayacağını çok iyi bilmektedirler.

İş böyleyken, onu yaratıcı kuvvetin yerine koymaya çalışmak bir küfür yobazlığından başka bir şey değildir.


* * *

Tabiatın mahiyeti apaçık bilindiği halde, onu, olduğundan farklı göstererek, nesillere yaratıcı bir güç gibi takdim etmek, ilimlere karşı bir muârâzâ ve herbiri başlıbaşına hârika birer sanat eseri olan şu dünya sergilerindeki bütün antika eserleri de tahkir sayılır.


* * *

Şayet tabiat varlığın kendisinden ibaret ise "tabiat yarattı" diyenler, bilmem ki, bu sözleriyle "varlık kendi kendini yarattı" dediklerinin farkında mıdırlar?

Yok, "tabiat" sözünden maksatları, huy, sıfat, seciye, kanun disiplin gibi şeylerse, tabiat, ona tezgâh ve beşik olduğu eşya ve hadiseleri nasıl yaratıp tanzim edeceğini izah etmelidirler.