Ekim 1988 · 1 dakikalık okuma
Ölçü veya Yoldaki Işıklar
Evlenmek; zevk ve haz için değildir; evlenmek, aile teşkili, milletin beka ve devamı ferdin duygu ve düşüncelerinin dağınıklıkdan kurtarılması ve cismani hazlarının zabt-u rapt altına alınması içindir. Fıtratın çok meselesinde olduğu gibi, zevkler, hazlar bir avans ve imrendirmeden ibarettir.
Evlenecek kimseler, birbirlerinin üstlerine-başlarına, kılık ve kıyafetlerine, hatta servet ve dış güzelliklerine göre değil; bu en ciddi meselede, ruh güzelliği, namus ve ahlak anlayışı, fazilet ve karakter yüksekliğine göre karar vermelidirler.
Evlenirken gerekli tetkikatı yapmamış veya yapma fırsatını bulamamış kimselerin, iş gelip boşanma kertesine dayanınca, en akılane kriterlerin dahi hiçbir yararı olmayacakdır. Evet, önemli olan yuvadaki yangından az zararla kurtulmak değil; önemli olan yangın yapacak unsurların yuvaya sokulmamasıdır.
Tanımadığımız kimseye kız vermemeli, tanımadığımız kızlara da talip olmamalıyız. Böyle meçhuller üzerine, yapılan bir akit, ya boşanma gibi Allah’ın sevmediği bir sonuçla noktalanır veya taraflar için hayat boyu acı işkencelere vesile olur gider.
Daha ilk teşebbüsde, Hakk’a sığınılarak mantık ve muhakeme üzerine kurulan öyle mübarek yuvalar vardır ki bütün bir hayat boyu tıpkı bir mektep gibi çalışır ve yetiştirdiği çıraklarıyla, mensub olduğu milletin devam ve bekasını te’minat altına alır.
Düşünülmeden, taşınılmadan izdivaç adına ortaya konan her türlü biraraya gelme arkada, ağlayıp sokaklarda sürünen eşler, öksüzler yuvasına bırakılan yetimler ve aileleri yüreklerinden yaralayan canilikler bırakıp öyle gitmiştir.