Şubat 1986 · 1 dakikalık okuma
Ölçü veya Yoldaki Işıklar
Rüya, hakikat alemine açılan pencerelerden, olmuş ve olacak hadiselerin,aynen veya bir kısım sembollerle müşahede edilmesinden ibarettir . İnsan zihni, değişik baskı ve şartlanmalardan uzak kaldığı ölçüde, herbir rüya, ötelerden birer ışık, birer işaret gibi insanın önündeki karanlıkları aydınlatıp ona yol gösterebilir.
* * *
Rüyalarda; göze, maddeye ve ışığa ihtiyaç duyulmadığı, görülen şeyler basiret ve ruhun idrakiyle sezildiği içindir ki, çok defa insana, tasavvur edemeyeceği kadar güzel ve geniş şeyler de anlatabilirler.Bri tek rüya ile, dün,bugün ve yarına dair kitaplara sığmayacak kadar geniş malumatın verildiği hiç de az değildir.
* * *
Rüya görmeyen insan yok gibidir. Bu itibarla da ona, ruhun tabii müşahedesi diyebiliriz. Bu müşahedeyle insan, cismaniyet çeperinin dışında ve tamamen ayrı bir buudda yaşayabileceği gibi, aynı kuşakta kadere ait çok sırları da çözebilir.
* * *
Ayniyle ortaya çıkan rüyalar o kadar çoktur ki; eğer her şahıs gördüğü rüyalardan sadece tabiri çıkanları tesbit edebilseydi, bundan kocaman kitaplar meydana gelirdi.
* * *
Öteki alemden insanın müşahede ufkuna sarkmış her temiz gönül istidadına göre, nice rüyalar vardır ki; O rüyalara girip tenezzüh eder, herbiri birer gül bahçesi sayılan o bahçelerdeki kevser çeşmelerine varıp kana kana içer ve sonsuzluğa açılan o gizli menfezlerden, gözlerin görmediği, kulakların işitmediği ve ruhların tasavvurundan aciz bulunduğu manzaraların müşahedesiyle kendinden geçer.
* * *