Sızıntı Arşivi

Ocak 1986 · 1 dakikalık okuma

Ölçü veya Yoldaki Işıklar

Sızıntı · ÖLÇÜ

Gerçek kültür, hakiki din, yüksek ahlâk, fazilet ve hazmedilmiş ilimlerin potasında kaynıya kaynıya olgunlaşır.

Dinsizlik, ahlâksızlık ve cehâletin hâkim olduğu bir atmosferde ne gerçek kültürden bahsetmeye, ne de o iklim insanının ondan faydalanmasına imkân yoktur.


* * *

Başka milletlerin hars ve medeniyetiyle zifaf olup kendi varlık ve bekâsını devam etdirmeye çalışan toplumlar, dallarına başkalarına aid meyvelerin takılmış olduğu ağaçlar gibidirler ki, hem gülünç hem de aldatıcı sayılırlar.


* * *

Kültür, millet ve cemiyetin tabiatından doğar ve gelişir. Bir ağacın çiçek ve meyveleri ne ise, bir toplumun kültürü de odur.

Kendi kültürünü olgunlaştıramamış veya kaybetmiş milletler, meyve verememiş veya meyveleri dökülmüş ağaçlara benzerler.

Bugün olmasa da yarın kesilip odun olarak kullanılmaları mukadderdir.


* * *

Kültür, bir milletin, kendine has çizgide gelişip yükselmesinde sık sık baş vuracağı önemli bir kaynaktır.

Mîllet hayatının âhenk ve istikametiyle kültür kaynağının duruluğu arasında her zaman sıkı bîr münasebet mevcud olmuştur.


* * *

Kültür, bir cemiyyetin; dil, terbiye, âdet ve sanat gibi duygularından doğmuş, sonra da işlene işlene o toplumun hayat tarzı haline gelmiş, hemen her parçası çok ehemmiyetli bir kısım esasların bütünüdür.

Bu esasları görmemezlikten gelmek körlük, toplumu onlardan uzaklaştırmaya kalkışmak ise onu şaşkına çevirmek demektir.


* * *

Kendini irşad ve tebliğe adamış, çıraklarını adım adım takib eden; hayatın her dönemecinde onları insanlığa yükseltme heyecanıyla dolup boşalan; ilimler adesesiyle onlara mutlak hakikati gösterebilen; yer yer yıldırımlar gibi gerilen, sonra ruhunda yumuşatıp uslulastırdığı ışık hüzmeleriyle talebelerinin gönüllerini aydınlatan muallim ne mübarekdir...!


* * *

Kültür, milletlerin az çok birbirleriyle teması neticesinde, tıpkı medeniyet gibi, bir toplumdan diğer topluma da geçebilir.

Ancak, bu geçişte, millî ruh inbikleri iyi çalışmaz, gerekli tasfiye ve ayıklama yapılamazsa, neticede kültür ve medeniyet bunalımı kaçınılmaz olur.