Kasım 1985 · 2 dakikalık okuma
Ölçü veya Yoldaki Işıklar
Fazilet, hak edilen hürmete ehemmiyet vermeme, gurur ise hak etmediği yerlerde dahi hürmet bekleme ruh haletidir.
Fazilet söylerken, gurur benliğin bağrına sığınır ve ızdırapla dinler...
* * *
Ebedlere kadar devam edecek olan ruhun için, hep yeni yeni şeref ve mansıblar ara!
Kazandığın şerefleri kaybetmemeyi de bir lâhza hatırdan çıkarma!
* * *
Geçmişteki büyüklerimizi hayırla yadetmek onların hakkı, bizim için de bir kadirşinaslık ifadesidir.
Zira onlar, millete asalet kazandıran birer kök gibidirler; onları çürütmeye çalışmak, milleti şerefli mazisinden ürkütüp uzaklaştırmak demektir.
* * *
Haklı şöhretleri takdir ve onları saygı ile yâdedenler, birgün mutlaka hürmette yâdedilirler.
Şöhretleri tenkit ve düşürmekle meşhur olmak isteyenler ise pek fena bir şöhret kazanırlar...
* * *
Ufkunda hep yeni şafakların sökün edip tüllenmesini bekliyorsun; yüce ideâllerle gönlünü donatmadan, kükreyip eski yerini almadan ve bir çığlık olup dünyanın bağrında inlemeden nasıl olacak ki!...
* * *
Asırlardan beri üst üste yığılmış problemlere çözüm getirmek istiyorsun: azim deyip, ümit deyip o yolda yıllarca, asırlarca beklemeye kararlı olmadıkdan sonra nasıl olacak ki!...
* * *
Kendini bilmek basîret, kendini görmek ise körlüktür.
Kendini bilen hem Hakk'a hem de halka yaklaşır, kendini gören ise benliğinden başka herşeyden uzaklaşır.
* * *
Geçmişe ait hataları değerlendirip onlardan istifade etmek ve geçmişteki insanları bir ölçüde af edip onlarla meşgul olmamak akıllıca bir davranış gereksiz yere mazi ve mazidekileri karalamak ise bir ahmaklıktır.
* * *
Bir toplumda, çirkinler ve çirkinliklerin boy atıp gelişmesi üzerinde durulmuyor, güzeller ve güzellikler şakiler gibi takip ediliyor, hakikat ve fazilet âşıkları hakaret görüp tazyike uğruyor, lâahlâkilik rahatlıkla heryere girebiliyorsa, o ülkede fazilet için yaşayanlara yerin altı üstünden daha hayırlıdır.
* * *
Başkalarına yararlı olmanın sınırı yokdur. Himmeti yüce bir ferd, başkaları için ruhunu feda etmeye kadar diğergam olabilir.
Ne var ki, böyle bir civanmertliğin insan için bir fazilet olması, o insanın samimiyyet, hasbilik, niyet duruluğu, ırk ve aşiret taassubundan uzak bulunmasına bağlıdır.
* * *
Fazilet, bazı durum ve şartlara göre, zarara sebebiyet verse de yine fazîletdir.
Onu hakir görüp ondan pişmanlık duymak herzaman haksızlıktır.
Fazilet yüzünden gelen zararlar yine faziletle defedîlmeye çalışılmalıdır.