Eylül 1985 · 1 dakikalık okuma
Ölçü veya Yoldaki Işıklar
Aldatılsan dahi sakın kimseyi aldatma!
Ayrıca, en yüksek bir fazilet olduğu halde, çok defa insanların kaybetmesine sebebiyet veren sadakat ve istikametten asla ayrılma!
* * *
Günümüzde ahlâk telâkkisi, artık, eskilerin anladıkları gibi bir faziletler topluluğu şeklinde anlaşılmıyor.
Bu günün insanı, onu, daha çok içtimaî nezaket ve terbiye şeklinde anlamak istiyor.
Bu şekliyle olsun onu, herkeste görebilseydik bari..!
* * *
Ahlâk, insanoğlunun davranışlarıyla alâkalı bir kısım yüksek düsturlar ihtiva eder ki, hepsi de ruhun yüksekliğinden kaynaklanmaktadır.
Buna binaen diyebiliriz ki, kendi ruhlarıyla içli-dışlı olamamış kimselerin, ahlâk kaidelerini de uzun zaman temsil edebilmeleri oldukça zordur.
* * *
Önceleri "ahlâk kitaplarda kaldı" derlerdi.
Şimdi "eski kitaplarda kaldı" diyorlar.
Öyle de olsa, eskitilmek istenen bu kıymetli şeye ne kadar (yeni) feda edilse de değer...
* * *
Kendi menfaatini başkalarının menfaatine feda etmek ruh yüksekliği ve civanmertliktir.
Karşılığında herhangi bir menfaat beklemeden hep hayır işleyenler, beklenmedik bir yerde bütün hayırlı düşünce ve işleriyle karşılaşınca hayret ve hayranlıkta iki büklüm olacaklardır.
* * *
Alim olmak başka, insan olmak başkadır.
Alim, ilmiyle insanlığın emrine girip, ahlâk ve faziletiyle ilmini temsil etdiği ölçüde, hafıza hammallığından kurtulur ve yüksek bir insan olma payesine ulaşır.
Aksine o, ömrünü beyhude heder etmiş bir zavallıdan farkı yoktur.
Zaten demir mahiyetindeki cehaleti, allın gibi faydalı ve kıymetli kılan da ancak, ahlâk ve faziletdir.
* * *
Çocuklara okutturulacak kitaplar, şiir olsun nesir olsun, düşünceye kuvvet, ruha metanet, ümit ve azme fer verecek mâhiyette olmalıdır ki, iradeleri güçlü, fikirleri sağlam nesillere sahip olabilelim.