Temmuz 1985 · 2 dakikalık okuma
Ölçü veya Yoldaki Işıklar
Haram-helâl mülâhazasına bağlı olarak alış-veriş yapan bir tüccarın, işinin başında geçirdiği ve geçireceği dakikalar dahi ibadet sayılır.
* * *
İş yeri ve ticarethanelerin temizlik ve düzeni veya kirlilik ve düzensizliği çok defa satıcı ve işadamının ruh haletini aksettirdiğinden, bu hususun da, müşteri ve talipler üzerinde, menfi yada müsbet tesir yapacağı unutulmamalıdır.
* * *
Hilekâr tâcir, hilekâr işadamı bu davranışlarıyla önce Rabbi'lerine ve vicdanlarına karşı gelmiş olurlar; sonra da hilelerinin sezilmesiyle, halk arasındaki itibarlarını yitirerek kazanç ufkunda kayba uğrarlar.
* * *
Ticaretin ruhu; doğruluk, emniyet, yaşanan devri idrâk, müşteriye karşı fevkalâde nazik ve terbiyeli davranmaktır.
Bu hususların birinde kusur eden, ticaretin ruhunu hırpalamış, dolayısiyle de kendi kazanç yollarını tıkamış sayılır.
* * *
Tacirler, zanaatkarlar tatlı dilli, güler yüzlü, oldukça mütevazı, sözlerinde sabit ve asla usanmaz üşenmez olmalıdırlar.
Hemen her meslek erbabı için çok ehemmiyetli olan bu hususlar, halkla içlî-dışlı olmaları ve onlann menfaat ve zararları ile alâkadar bulunmaları itibariyle bu iki sınıf için daha da önemlidir.
* * *
İşyerlerini, alışılagelenden, hergün bir saat önce açıp bir saat sonra kapatanların, aylan otuzbeşe, senetleri de dörtyüz yirmi güne ulaşır.
Tabii, imkân elverdiği ölçüde aynı işyerlerinde gerçek vazifenin de ihmale uğramaması şartıyla...
* * *
Ticaret, para ve emtia diliyle, herşeyin dizgini elinde olan Zat'a rızık adına müracaatda bulunmaktır.
Bu müracaat mutlaka yapılmalıdır ama; isteklerin yerine getirilme işinin O'na ait olduğu da unutulmamalıdır.
Teknik ve teknoloji ne kadar ilerlerse ilerlesin; gelecek adına ticaret ve onun vaad ettiği şeylerin rolü, tahminlerin üstünde büyük olacaktır.
Hatta hükümet ve iktidarlar, onun vesayası altında gün-yüzüne çıkacak ve onun desteğiyle varlıklarını devam ettireceklerdir.
* * *
Asırlardan beri üst üste yığılmış problemlere çözüm getirmek istiyorsun; azim deyip, ümit deyip o yolda yıllarca, asırlarca beklemeye kararlı olmadıktan sonra nasıl olacak ki!..
* * *
Herşeyde olduğu gibi, ticaret ve zanaat da da ilim ve ihtisasın ehemmiyeti büyük olmakla beraber, bilhassa bu iki mesleğin çıraklık esasına dayandığı da asla hatırdan çıkarılmamalıdır.
Kitaplarda anlatılan nice meseleler vardır ki, mahir bir kalfa ve çıraklıktan gelme bir ustanın meharet prizmasından geçmedikten sonra katiyyen tatbikat bulamaz.