Sızıntı Arşivi

Kasım 1984 · 1 dakikalık okuma

Ölçü veya Yoldaki Işıklar

Sızıntı · ÖLÇÜ

İnsanları tenvîr etme yolunda koşanlar, hep onların saadetleri için çırpınıp duranlar, hayatın çeşitli uçurumlarında onlara el uzatanlar, kendilerini idrak etmiş öyle yüce ruhlardır ki; bunlar içinde yaşadıkları cemiyetin koruyucu melekleri gibi, toplumu saran musibetlerle pençeleşîr; fırtınaları göğüsler; yangınların üzerine yürür ve muhtemel sarsıntılar karşısında, daima tetikte bekler dururlar.


* * *

Yiyip içtiğimiz şeyleri, ağzımıza alıp vücudumuza mal etdiğimiz zaman bir lezzet alır ve istifade etmiş oluruz.

Zaman da öyledir: Saniyeleri, dakikaları, günleri ve haftaları kendimize mal etdiğimiz ölçüde, onun zevkini duyar ve geçmesini istemeyiz.

Hayat, lezzeti duyulup neşesi hissedildiği, bugünümüz ve yarınlar adına birşeyler vadetdiği nisbette tadına doyulmaz bir nimet ise de, dikkatsiz ve şuursuzca yaşandığında, insanın sırtında bîr yükten farkı yoktur...


* * *

Genç nesillere değer veren her millet yükselmiş, onları gençlik hevesatının akışına terkedenler ise, bu ihmallerinin cezasını çok ağır olarak çekmişlerdir.

Şayet bugün, çevremiz İhanetlerle kaynayıp duruyor ve nesiller hergün biraz daha azgınlaşıyorsa, bu tamamen bizim ihmalimizin neticesidir.

Evet, başımız bulutlarda dolaşırken, ayaklarımızın dibinden yatak odalarımıza kadar sızan kobraları sezemedik ve bugünkü acıklı halimizi kendi elimizle hazırladık...


* * *

Dünyayı düzeltmeye kalkanlar, önce kendilerini düzeltmelidirler.

Evet, önce içlerini, kinden, nefretden, kıskançlıkdan; dışlarını da her türlü uygunsuz davranışlardan temiz tutmalıdırlar ki, çevreye misâl teşkil edebilsinler.

Kendi içini kontrol edememiş, nefsiyle savaşamamış, duygu âlemini fethederin em iş kimselerin etrafa göndereceği mesajlar, ne kadar da parlak olursa olsun, ruhlarda heyecan uyaramayacak, uyarsa da sürekli tesir bırakamayacakdır.