Aralık 1982 · 1 dakikalık okuma
Ölçü veya Yoldaki Işıklar
![]()
![]()
Dost ve arkadaşlarını aziz tutup onlara ikramda bulunan kimse, düşmanlarına karşı bir sürü müdafaacı ve kendine arka çıkacak kimseler kazanmış olur.
* * * * *
İnsanın sadık arkadaşa ihtiyacı, sair zarurî ihtiyaçlarından daha ehemmiyetsiz ve geri değildir. Dost ve ahbapları itibariyle huzur ve emniyet içinde bulunan bir fert, diğer birçok hususlarda da güvene ermiş sayılır.
* * * * *
Akıllı bir insan, çevresiyle münasebetleri bozulduğunda, onlarla arasındaki hoşnutsuzluğu çarçabuk giderip, dostluğunu yenilemesini bilen insandır. Bundan daha akıllısı da, titizlik gösterip dostlarıyla hiçbir zaman uyumsuzluğa düşmeyen kimsedir.
* * * * *
Arkadaşlar arasında, sevgi ve alâkanın devamı, meşru yol ve ma'kûl işlerde birbirlerine karşı gösterecekleri anlayış ve ferâgat düşüncesine bağlıdır. Düşünce ve davranışlarında birbirlerine karşı fedakâr olamayan kimselerin dostlukları da kısa ve geçici olur.
* * * * *
Bir insanın dostlarına karşı sadakati, onların acılarını vicdanında duyup, lezzetlerini, aynı lezzetleri bildiği ölçüdedir. Dostlarının ağlamasıyla ağlayamayan, onların gülmesiyle gülemeyen vefalı dost sayılamaz.
* * * * *
Gerçek dostluk ve kardeşlik, dost ve kardeşlerin dünyevî durumlarının, parlak olmadığı günlerde dahi, onlarla münasebetini devam ettirdiği nisbette belli olur. Kötü günlerde ve tehlike anında, dostlarının yanında bulunmayan birinin, dostlukla alâkası yoktur.
* * * * *
Çevresiyle sık sık çekişip münazaa edenlerin dostları da az olur. Dostlarının hem çok, hem de vefalı olmasını arzu eden kimse, onlarla gereksiz münakaşalardan katiyyen kaçınmalıdır.
* * * * *
Dostluk, herşeyden evvel bir gönül işidir. Onun rüya ve aldatmacalarla elde edileceğini sananlar hep aldanmışlardır. Böylelerinin çevresinde, tabasbus ve yaltaklanmaya aldanmış üç-beş saf-derûn, muvakkaten toplansa bile, uzun süre dostluklarını devam ettireceklerine katiyyen ihtimâl verilemez.
* * *