Ağustos 1989 · s. 5 · 2 dakikalık okuma
Okyanus Diplerinden Göklere

Atmosfer'deki hava akımlarına benzer şekilde, okyanuslarda da sıcak ve soğuk su akıntıları mevcuttur. Bu akıntıların hızları farklı olabildiği gibi, sıcaklıkları, deniz suyundan 4—5 °C daha soğuk veya sıcak olabilmektedir. Ayrıca sığ bir suda dalgaların kırılmasına benzer şekilde hızlarını değiştirmekte ve böylece belli bir bölgede kaybolurken, başka bölgelerde tekrar ortaya çıkmaktadırlar. Bu okyanus akıntıları, adeta bir vaha gibi, çok çeşitli deniz hayvanları için câzip bir beslenme ve yerleşim yeridir. Balıkçıların kılıç ve ton balıklarının yerini bulmaları bugün radyodalgaları veya uydular vasıtasıyla olurken, bu, daha önceleri deniz kuşlarının yoğun olduğu sahaların (beslenme bölgeleri) gözlenmesi suretiyle sağlanıyordu.
Cory yelkovanlarından sırtı bantlı yelkovanlara, Wilson fırtına kuşlarından karabaşlı yelkovanlara ve deniz kırlangıçlarına kadar çeşitli deniz kuşlarını, hemen herkesçe bilinen Gulfstream sıcak su akıntısında görmek mümkündür. Gulfstream, Amerika kıtasının kuzeydoğu açıklarından başlar. Atlas okyanusunun güneydoğusuna doğru ilerler, Afrika'nın batı kıyılarına, oradan kuzeye yönelerek kuzeybatı Avrupa'ya kadar devam eder. Bu seyahatini, sanki Atlas okyanusunun dört tarafındaki kara parçalarında yaşayan kuşları toplarcasına, onlarla birlikte gerçekleştirir. Bu çekiciliğinin sebebi ise, taşıdığı bol rızıktır.

Burada akıntıya paralel olarak,hem avlayan hem de avlanan hayvanlar birlikte hareket etmektedirler. Akıntının sürükleyici ve batırıcı hareketleri ayrı bir hikmeti ifade eder. Deniz hayvanlarının akıntılara kapılması, hem kendilerinin, hem de kuşların beslenmesine yardımcı olur. Meselâ su yüzeyine yakın bulunan hayvanlar akıntılarla sürüklenebilir. Sabit bir derinlikte kalması gereken balıklar ise, su akıntısının tesiriyle daha derin kısımlara batmaktan kurtulmak için yukarı doğru yüzerler ve buraya sürüklenmiş olan balıklarla beslenirler.
Birçok balık da sıcaklık değişimine karşı hassas olduğundan, akıntı sıcaklıklarının farklı oluşu onların hareketini sınırlar. Bundan dolayı, normalde akıntıdan daha hızlı hareket eden balıklar bir yığılma gösterir. Bu durumda ise, avlanmaya çıkan uskumru, yunus ve ton balığı sürülerinden yukarı doğru kaçarlar.Fakat, su yüzeyine yaklaştıklarında Cory yelkovan kuşlarına yem olurlar. Öyle ki, kuşların meydana getirdiği kalabalık bu bölgeyi âdeta bir kara parçası gibi gösterir.
Okyanuslardaki su akıntıları balık ve kuşlardan başka, mikroorganizmaların da besin kaynağıdır. Kızılötesi ışınlarla alınan resimler Gulfstream akıntısı boyunca 10-60 km. genişliğinde 60-200 km. uzunluğunda girdapların oluştuğunu göstermiştir. Bu girdaplarda, derinliği fazla ve mineral maddelerce zengin soğuk su, yukarıdaki ılık merkeze doğru çekilir ve ana akıntıya kapılarak kuzeye doğru ilerler. Bu maddeler güneş ışığının ulaştığı seviyeye gelince burada bulunan fitoplanktonlarca (küçük bitki türleri), bu sonuncular ise zooplanktonlar (çok küçük hayvan mikroorganizmalar) tarafından tüketilir. Gelişigüzel gibi gözüken akıntıların, bir rahmet ve bereket hazinesi olarak ihtiyaç sahiplerinin Önüne bir sofra gibi gıdaları getirmesi, bütün bunların ne kadar mükemmel bir ilimle planlandığını göstermektedir.
Son olarak; girdapların oluştuğu yerlerde, kesecikleri hava ile dolan yosunlar da deniz yüzüne çıkarlar. Bunların oluşturduğu kümeler bir hektarlık bir alanı kaplayacak büyüklüğe ulaşır. Bu halleriyle de adeta bir mercan adasını andırırlar. Girdap alanları gerek kuş türü, gerek sayı bakımından çok zengindir. Çünkü onların rızıkları Kudreti Sonsuz tarafından o bölgelere depolanmıştır.