Ağustos 1979 · s. 14 · 1 dakikalık okuma
O'na İşaretler
B.N. · KALBİN ZÜMRÜT TEPELERİNDE

YEDİNCİ İŞARET
Ey arkadaş gel! Şimdi bu cüziyatı bırakıp, saray şeklindeki bu acib âlemin parçalarının birbirine karşı olan vaziyetlerine dikkat edeceğiz. İşte bak, bu âlemde o derece intizam ile külli işler yapılıyor ve umumi inkılâplar oluyor ki, adeta bütün bu saraydaki mevcut taşlar, topraklar, ağaçlar, her bir şey, iradeli birer fail gibi bütün bu âlemin külli nizamlarını gözetip, ona uygun hareket ediyor. Birbirinden çok uzak şeyler, birbirinin imdadına koşuyor.
İşte bak, gaipten acib bir kafile (umum hayvanatın erzakını taşıyan, nebat ve ağaç kafileleridir.) çıkıp geliyor. Binekleri; ağaçlara, nebatlara, dağlara benzerler. Başlarında birer erzak tablası taşıyorlar. İşte bak, bu tarafta muhtelif hayvanatın erzaklarını getiriyorlar.
Hem de bak, bu kubbede o azim elektrik lambası (O büyük elektrik lambası, güneşe işarettir.) onlara ışık verdiği gibi, bütün taamları öyle güzel pişiriyor!.. Yalnız, pişirilecek yemekler, gaybı bir el tarafından birer ipe takılıp (ip ve ipe takılan taam ise, ağacın ince dalları ve leziz meyveleridir.) ona karşı tutuluyor
Bu tarafa da bak: Bu biçare zayıf, nahif, kuvvetsiz hayvancıklar!.. Nasıl onların başı önünde, latif gıda ile dolu iki tulumbacık (iki tulumbacık ise, validelerin memelerine işarettir.) takılmış, iki çeşme gibi; yalnız o kuvvetsiz mahlûk, ona ağzını yapıştırması kâfidir.
Hâsılı: Bütün bu âlemin bütün eşyası, birbirine bakar gibi, birbirine yardım eder. Birbirini görür gibi, birbirine el- ele verir. Bel-bele verip beraber çalışıyorlar. Herşeyi buna kıyas et; saymakla bitmez!.. İşte bütün bu haller, iki kere iki dört eder derecesinde kati gösterir ki, şu acib sarayın ustasına; yani, şu galib alemin sahibine herşey boyun eğmiştir. Herşey onun hesabına çalışır. Herşey ona bir emirber nefer hükmündedir. Herşey onun kuvvetiyle döner. Herşey onun emriyle hareket eder.
Herşey onun hikmetiyle tanzim olur. Herşey onun keremiyle yardım eder. Herşey onun merhametiyle başkasının imdadına koşar, yani koşturulur. Ey arkadaş! Haddin varsa buna karşı bir söz söyle!
B.N.