Sızıntı Arşivi

Mart 1979 · s. 7 · 2 dakikalık okuma

Neslimiz

Mesih Saraçoğlu · İnceleme

HER mahlûk neslinin idamesi için doğum sancısı çeker. Anne yavrusunu bu dünyaya getirebilmek için sancı çeker. Koyun sancı çeker, kuzusunu doğurmak için. Dünyamız da bir mahlûktur, O da yeni nesline döl yatağı olabilmenin sancısını, ızdırab ve ağrısını çeker.

Izdırapsız mahlûk yok, hayat da yok. «Varım!» diyen çilelidir. Dünyamız kaç asırdır kan ağlamakta, dört dönmektedir, zikzaksız bir raya girebi1mk için. Yeni bir yörüngeye oturmak istercesine inlemektedir. Kalkan toz dumanlar, sıçrayan kanlar onun nefesiyle gelmekte, debelenmeleriyle fışkırmaktadır.

Çok çekti insanımız, mahvoldu insanlığımız. Kayboldu millet, yıkıldı vatan...

İşte biz; insanlığını unutmuş beşerin, tekrar hayata geçişinin, yeniden varlığa dönüşünün dönüm noktasında bulunan bahtsızlarız veya bahtiyarlarız...

Bahtsızız; toprağımız verimsiz, havamız nemsiz, semamız bulutsuz gibi görünmekte, karmaşa içinde boğulmakta, bu depremden yara almaktayız. Hayat çekilmez ve dayanılmaz oldu. Çok uzaklar da kaldık. Ayrıyız asırlardır sevdiklerimizden. Bıktık bu kahredici esaretten. Hürriyete, muhabbete, sevgiye, saadete hasret kaldık. Cephede kan kaybeden askerin son anı... «Bittim!» diyecek ve perde kapanacak gibi sanki.

Bahtiyarız; salınan ve sallanan dünya, öyle bir yörüngeye girdi ki, on üç asır önce de dönmüştü bu çizgide. Şeref kazanmıştı şerefli ve şereflilerden. Güzelleşmişti güzelden ve güzelliklerinden. «Bittik! » «Yandık!» diyecektik, yeniden doğduk. Dipdiri ve tertemiz olarak. Dünya yeniden günahsız bir doğum yaptı. Yeni bir nesil geldi dünyaya. Bembeyaz bir perde, yemyeşil bir zemin ve masmavi sema. Güneş gülümsemekte, yıldızlar tebessüm etmekte. Bu nesil varlıkları huzura, insanlığı sürura kavuşturacak. Geleceği karanlık görenlere, bitmiş olanlara, ölmüş olan ruhlara hayat nefh edecek, kırılmış kalplere hayat bahşedecek. Yeis ve ümitsizlik içinde çırpman, çaresiz kalan asrımız insanlarına taze bir irade kaynağı olacak. İnsanlık hak ve haysiyetlerini unutmuşlara, hürriyet şarkısıyla esarete düşenlere, istikamet ve işaret taşı vazifesini üslenecek ve insanlık semasına giden yolda numune-i imtisal olacaktır.

Bahtiyarız, bu nesil içinde bulunma fırsatı var. Bahtiyarlarız ebedi hayattar olmaya imkânımız var.

Allah’ım! Acizliğimle, nankörlüğümle, cehaletimle bu bahtiyarlar arasına giremezsem, hiç olmazsa cesedimi onların omuzları taşısın ve benim için, «bu bizim cenazemizdi! » desinler. Belki o zaman biraz olsun hafiflerim.

Mesih Saraçoğlu