Sızıntı Arşivi

Mayıs 1992 · s. 9 · 3 dakikalık okuma

Nefsi Islah Çizgisi

Şadi Eren · Din Ve Ahlâk

may92

ZİNCİR, TAKOZ, ÇEKME HALATI

Mevsim kış... Her taraf kar ve buz kaplı... Karların üzerinde yürüyen iki genç adam. Adımlarını ihtiyatla atıyorlar. Düşmemek, kaymamak için...

Biri diğerine daha da yaklaşıyor ve diyor: "Gel kolkola gidelim. Ta ki kayıp düşmeyelim. Ben televizyonda hava ve yol durumunu dinlerken "Yollar kaygan olduğundan sürücülerin dikkat etmeleri, zincir, takoz ve çekme halatı bulundurmaları..." gibi ifadeler dikkatimi çekerdi. Bu cümleleri maneviyatımıza şöyle tatbik ediyorum:

Ahir zaman manen kış bir mevsim. Her taraf kaygan ve yolların etrafı uçurumlarla dolu... Bizler kaymamak için zincirle kenetlenmiş gibi kuvvetli bir dayanışma içinde olmalıyız. Harama düşme tehlikesiyle karşı karşıya olanlara engelleyici bir takoz koymalıyız. Düşüp yuvarlananları çekme halatıyla çekip kurtarmalıyız.

Evet, insan sadece kendisi için yaşamamalı, başkalarını da düşünmeli.. "Kimin himmeti milleti ise o kimse tek başıyla küçük bir millettir."

İÇİ BOŞ BAŞAKLAR

Dede torunuyla buğday tarlalarından geçerken torunu sorar:

"Dedeciğim, bazı başakların başı eğilmiş, bir kısmının da başı havada.

Acaba neden?"

Dede cevap verir: "Yavrucuğum, başı yerde olanlar içi dolu olanlardır başı havada olanlar ise içi boş başaklardır."

Aynı hal insanlarda da geçerlidir. İçi boş nice insan sanki birer gurur ve kibir abidesi olmuşlar. Herşeyleriyle gurur gösterisi yapıyorlar. Duruşları gurur, bakışları gurur, yürüyüşleri gurur, konuşmaları gurur...

Ama gerçekten büyük olan insanlar en yüksek idari makamda da olsa mütevazi olur, halka şefkatle bakar ve kendini onlardan biri olarak görür.

may92

Maneviyat büyüklerinden biri olan Cüneydi Bağdadi talebeleriyle yolda giderken bir köpek görürler. Köpekle Cüneydi Bağdadi bir miktar birbirlerine bakıştıktan sonra Cüneyd ağlamaya başlar. Talebeleri sebebini sorunca şöyle der: Köpeğin sözleri beni ağlattı. Sanki şöyle der gibiydi: "Ey Cüneyd, beni köpek olarak küçük görme, kendini de bana bakıp üstün görme.

Çünkü, seni de beni de Allah yarattı.

Allah istese seni köpek, beni insan olarak yaratabilirdi. Dolayısıyla gururlanma ve insan olduğun için haline şükret."

"BİR KİBRİT DE SİZ YAKIN"

Dünyaca meşhur devlet adamlarından biri stadda konferans verirken elektrikler kesilir. Etraf zifiri bir karanlık içindeyken gür bir sesle bağırır: "Sizlerden ricam, herkes bir kibrit yaksın!" Yanında kibrit olanlar yakınca etraf eskisinden daha aydınlık bir hale gelir.

may92

Milletimizin dünya milletleri arasında layık olduğu yeri alabilmesi ancak böyle toplu bir hamleyle gerçekleşecektir. "Herkes kendi evinin önünü temizlese bütün vatan pırıl pırıl olur." Herkes toplum bünyesi içinde üzerine düşeni yapsa problemler hallolur. Cemiyet bir vücud gibidir.

Vücuttaki herbir azanın olduğu gibi cemiyetteki her ferdin de vazifesi vardır.

Yol kenarında oturan biri, yoldan geçen bir tanıdığını çağırır ve der: "Şu adamı görüyor musun, iki saattir hiçbir şey yapmadan duruyor." Arkadaşı merakla sorar: "Onun bir şey yapmadığını sen nerden biliyorsun?"

Adam cevap verir: "İki saattir onu seyrediyorum."

Üzülerek söyleyelim ki günümüzde pek çok insan olup bitenlerin sadece seyircisidir. Halbuki, cemiyet yanıyor. Yangınlar seyredilmez, söndürülür.

İSLAMOĞLU SELMAN

Selman-i Farisi aslı İranlı olan bir sahabidir. Uzun ve maceralı bir hayattan sonra Medine'ye varmış, orada köle iken Hz. Muhammed'e (SAV) varıp müslüman olmuş bahtiyar bir insandır.

Birgün Sa'd b. Ebi Vakkas'la aralarında hafif bir kırgınlık varken Sa'd b. Ebi Vakkas oradakilere atalarından, dedelerinden sormaya başlar. Hz. Selman aynı soruyla karşılaşınca şu tarihi cevabı verir: "Ben İslâm'a girdikten sonra soy-sop aramam. Ben İslâmoğlu Selman'ım" der. Bu cevaptan son derece etkilenen Hz. Ömer de şöyle der: "Bütün Kureyş bilir ki babam Hattab, Kureyş'in önde gelenlerinden biriydi. Böyle iken ben İslâmoğlu olan Sefman'ın kardeşi İslâmoğlu Ömer'im".

may92

İslâm'ın bu âlemşümul kardeşlik anlayışı asırlar boyunca değişik milletleri kardeş olarak bir araya getirmiştir. Irka dayalı sistem ve ideolojiler ise zulmün kaynağı olmuştur.