Ocak 1990 · s. 29 · 1 dakikalık okuma
Mütebessim Çehre

Ömrün sonbaharı, dünya seyahatinin son durağıdır ihtiyarlık. Gençlik gecesinin uykusundan ihtiyarlık sabahiyle pişmanlık içinde uyananlar için bir âh-u vâh periyodudur ihtiyarlık. Ancak, tevbe kapısı henüz kapanmamıştır, deyip son treni olsun kaçırmayıp yakalamasını bilenler de az değildir. Belki, bir hayatın sonudur ihtiyarlık, amma bambaşka, bir başka hayatın da başlangıcıdır. Onun içindir ki; dostlarına kavuşmak için can atan nurlu ihtiyarın çehresi, mütebessimdir.
Gençlik sarhoşluğu geçmiş, delikanlılık sersemliği bitmiş, bel bükülmüş, saç kırarmış, dil tat almaz, göz görmez, kulak işitmez olmuş, lezzetler gitmiş elemler kalmış, sevap haneleri bomboş, bütün hücrelere günahlar, haramlar dolmuş, artık ömür binasının son taşları da düşmek üzere... Kısacak hayat serüveninden arta kalan şu pür—melal ahvâli görüp de daha küçük yaşta kalbini mescidlere bağlamış, hep Hak dostlarıyla hem-dem olup yüzüne baktığında veya unuttuğunda Allah'ı hatırlatan arkadaşlar seçmiş, ömrü boyunca namuslu yaşamış, hayırda ve iyilikte yarışmış, bütün kötülüklere karşı nefsini dizginlemiş bir anlık gafleti bile çok görüp hep yaptığı her şeyin hesabını ahirette verme endişesiyle yaşamış bahtiyar ihtiyarın çehresi, mütebessimdir.
İftihar etmek, elbet ihtiyarın hakkı. En büyük miras da hayırlı evlad değil mi? Ya bir neslin önünü açıp yolunu aydınlatanlar, bu uğurda her türlü çileyi, zillet ve minneti sineye çekip evlâd-u ahfadı için yasayanlar, kısacası yaşatmak için yaşayanlar... Güçsüzdür, yorgundur, bitkindir, amma haline gıpta edilecek şu ihtiyarın çehresi, mütebessimdir. Bıraktığı mirasıyla iftihar etmek, hayatlarına vesile olduğu insanların gönüllerinde ebedileşmek elbet onun hakkı. Çekirdek aile'nin huzur(!) evine ittiği, sıcak yuvasına dönüp eskisi gibi başköşeye oturacağı günü dört gözle bekleyen ihtiyar da bizim, ihtiyarlarımıza hürmet ve ziyaret edelim. "Beli bükülmüş ihtiyarlarınız olmasaydı, belâlar sel gibi üzerinize dökülecekti". "Allah, ihtiyarların elini boş döndürmeye hicap eder." Son Nebî'nin (a.) şu iltifat ve müjdelerine mazhar olan talihli ve imanlı ihtiyarın, zindanda dahi olsa, çehresi, mütebessimdir.