Kasım 1997 · s. 438 · 6 dakikalık okuma
Muhteşem Âlemde Yolculuk

İNSAN; KÂİNATIN KÜÇÜK BİR MEYVESİ
Kâinat hayatı, hayat da insanı meyve verecek tarzda yaratılmıştır. Dolayısıyla kâinatı insansız düşünmek mümkün değil. Aksi halde kâinat, misafirsiz kervansaray veya kalanı olmayan köşkten farksız hale gelirdi, adeta. Bu büyük organize, plan ve faaliyet sadece bir tek varlık için deruhte edilmiş ve edilmektedir: Kur’an’ın ifadesiyle eşref-i mahlûkat olan insan için...
İnsan vücudunun ne kadar muhteşem bir kudret mu’cizesi olduğunu hiç düşünüyor muyuz? Her bir hücre, organ ve sistemi başlı başına birer dev mekanizma ve harikalar âlemidir. Dolaysıyla insan vücudu ise bütün bu “alemlerin” gayet muntazam ve hikmetli bir şekil yerleştirilmiş ve tanzim edilmiş bir bütünüdür. Vücudumuzda nereye ne lazımsa, oraya o konulmuş; elementler hücrelere, hücreler dokulara, dokular organlara... Öyle bir mekanizma ki biz dursak, yatsak, uyusak, yürüsek, tembellik etsek dahi, bize emanet olarak verilen hücrelerimiz, organlarımız ve bütün sistemlerimiz dev bir sanayi merkezi gibi, durma bilmeksizin çalışırlar. İşte bir yaratılış mucizesi olan organ ve dokularımızdan bazı çarpıcı rakamlar:
BEYİN
Kemikten
oluşan, kafatası tabakasıyla korunan, dış görünümüyle
cevize benzeyen beyin, erkeklerde yaklaşık
1,4 kg,
kadınlarda
1,25 kg
ağırlığında olup, tesir ve görevleri, ağırlığı ile kıyas kabul etmeyecek oranda
büyüktür. Beynin üzerindeki kıvrımları açıp, sert bir zemine yaymak mümkün
olsa, bununla yaklaşık 20 metrekarelik
bir oda kaplanabilirdi. Anne karnındaki bebeğin
kafatası kıkırdak haldedir. Eğer kemikleşme
olsaydı, dünyaya gelirken, çok dar bir kanaldan geçmek zorunda
olduğundan, doğum anında birçok
çatlak ve kırıklar meydana
gelebilecekti.
Her yaştaki insanın Kur’ân-ı Kerim’i kolaylıkla hıfzedebilmesi, Üstad Bediüzzaman’ın delikanlılık çağında 80-90 cilt kitabı ezberine alabilmesi ve üç ayda bir, ezberden tekrar edebilmesi, bir Hintli’nin Londra Kraliyet Enstitüsü’nde izleyicilerin önünde 13 basamaklı iki sayıyı (7.686.369.774 870 X 2 465 099 745 779) 28 saniyede doğru olarak çarpabilmesi, beynin harika faaliyetlerine birer örnektir.
KALP
“Otomatik
pompa cihazı” da diyebileceğimiz bu randımanlı ve fedakâr organımızın
ağırlığı yaklaşık 300 gr. (yetişkinlerde) olup,
dakikada 75 defa kasılıp açılmaktadır. Bu, hâdise yılda 40 milyon, bir
ömür boyu da (yaş ortalaması 63) 2,5 milyar defa vuku bulur. Her kasılıp
açılmasından sonra 30 saliselik bir mola
verir. Atardamarlara ortalama 2 km/sn. ile dakikada
6 litre
kan pompalar. Bu durumda kan,
yaklaşık 30 saniyede bir koldan diğerine
gider. Kılcal damarlar uç uca eklendiğinde yaklaşık
120.000 km.
uzunluğa erişmektedir.
Sağlıklı bir insanda alyuvarlar yılda 3 defa, akyuvarlar ise; 5-9 günde bir yenilenirler.
BÖBREK
Kan hücrelerinde biriken atıklar böbreklere taşınır. Tüpcüklerinin toplam uzunluğu 20 km’yi bulan yaklaşık 1 milyon nefron kanallarında, dakikada ortalama bir litre kan süzülerek temizlenir. Buna göre yaklaşık 5 dakikada bir, vücuttaki kanın tamamı süzülmüş olmaktadır. Her gün tekrarlandığına göre, bu,günde bir telefon kabini hacmi kadar kan demektir: 1440 litre. Ortalama bir insan ömründe ise 40 milyon litreden fazla kan süzülmüş olur.
KEMİK
Ayrı
ayrı 350 kemikle dünyaya geliyoruz.
Ama yetişkinlik çağına kadar bunların bir kısmı birbiriyle kaynaştığından
sabit 206 kemiğe sahip oluyoruz. 2-3 mm’lik uzunluğuyla en küçük kemik
kulakta bulunan üzengi kemiği, en
uzun kemik de uyluk kemiğidir (1,80
boyundaki bir erkekte yaklaşık 50 cm’dir). Şu ana kadar çok nadir rastlanan en
uzun uyluk kemiği
76
cm
olarak tespit edilmiştir.
Kemiğe yük taşıyabilecek dayanıklılığı sert kristaller verirken, kollajen lifleri de esneklik ve gerilme kuvvetlerine karşı mukavemet sağlar. Ortopedistler, bu bileşimden oluşan yapıya “çelik beton” adını verirler.
Bir betonarme binayı ayakta tutabilen kolon, kiriş ve döşemeler ne ise, insanı ayakta tutan kemik yapısı da odur. Sadece uyluk kemiği hem uzunluk hem de ağır yük taşıma şampiyonudur. Her adım atışında, kendisinin 5-6 katı ağırlığındaki vücudu taşımak zorundadır. Dikey vaziyetteyken ise neredeyse 1 ton ağırlığı kaldırabilecek kapasiteye sahip olur.
Şu anda okumakta olduğunuz sayfayı kaç ekleminizle çeviriyorsunuz? Omuz, dirsek, bilek ve parmak eklemlerinin her biri aynı anda kendi üzerine düşen görevi eksiksiz yerine getirir.
GÖZ
Bir
kompüter sistemine haiz, fotoğraf makinesi ve TV kamerasına ilham kaynağı ve
ruhun bu âleme açılan pencereleri olan
gözlerimiz birer sanat harikasıdır. Bu 7-8 gramlık hassas organımızın,
ortasında yer alan gözbebeğimiz,
iris tabakasıyla sarılmıştır. İriste bulunan kıl inceliğinde ince ve esnek
kaslar, bir sinirle sisteme bağlıdır. Böylece gözbebeğimiz ışığın zayıf veya
kuvvetli oluşuna göre kendini ayarlayabiliyor
ve saniyenin iki binde biri kadar bir hızla açılıp kapanabiliyor.
Otomatik olarak çalışan göz kapaklarımızın içindeki yağ bezlerinin salgılarıyla gözlerimiz göz çukurları içinde rahatça hareket ederler. Göz kapakları günde ortalama olarak 11.500 defa açılıp kapanır. Bu hareket ömür boyu; erkeklerde yaklaşık 300 milyon defa, kadınlarda ise 336 milyon defa vuku bulur. Alın kemiğinin içindeki bir çukurda yer alan gözyaşı bezleri gözyaşı salgısıyla gözlerimizi sürekli yıkar ve zararlı maddelerden arındırır. Günde ortalama 1 ml gözyaşı salgılanır.
AKCİĞER
En son 7,01 dakikayla en uzun süreli nefes tutma rekoru kırıldı. Halbuki normal şartlarda bu süre zarfında 105-110 defa nefes alıp veriyoruz. Bir yetişkin, günde ortalama olarak 21.000, yılda 8 milyon, bir ömür boyu ise 600 milyon defa nefes alış verişinde bulunur.
Yaklaşık
1,2 kg
ağırlığındaki bir akciğerde ortalama olarak 500 milyon kadar alveol bulunur.
Bir alveol kesesiyle kılcal damarlar arasındaki mesafe milimetrenin binde
birinden daha azdır. Alveol keselerini açıp, zemine sermek mümkün olsa idi,
yaklaşık 200 metrekarelik bir evin bütün alanını kaplardı.
Çok ağır ve yorucu bir iş esnasında (haltercilik, hamalcılık, vb)
dakikada 200 litrelik hava değişimi olur. Sadece bu hava ile yaklaşık
1 m. çap
ve
30 cm
yüksekliğindeki bir kap doldurulabilir.
TIRNAKLAR
Hayatınız boyunca toplam kaç metre tırnak kestiğinizi hatırlıyor musunuz? Erkekler yaklaşık 3,9 m, kadınlar ise 4,3 m. Bir tırnak ortalama olarak günde 0,15 mm uzar. Bu durum uzun parmaklarda daha hızlı; ayrıca el parmaklarındaki tırnaklar ayak parmaklarına oranla 1,5 kat daha hızlı uzarlar.
NE YAKIYORUZ?
1 gr suyu 1°C
ısıtmak için 1 kalori yeterlidir. Çok aktif haldeki bir insan vücudunun günlük
1800 kilokaloriye (7560 kj) ihtiyacı vardır; ağır işte çalışanın ise 5500
kilokaloriye(23000 kj). Aktif olan bir insanın bir yılda harcadığı toplam
kaloriyle, 100 metrekarelik bir alan kaplayan bir apartman yaklaşık 45 gün boyunca ısıtılabilirdi. Aktif
haldeki insan çok fazla kalori harcar; bir saat kayak yapan veya tenis oynayan
insan yaklaşık 900 kilokalori (3800 kj), bir saat yüzen insan 720 kilokalori
(3000 kj) harcar.
Hayatımız boyunca yaklaşık 6 yıl yemek yiyor, 7,5 yıl da çalışıyoruz. Uykuya ise 25 yıl ayırıyoruz. Peki yediklerimize ne oluyor? Yenilenler kaloriye, yani enerjiye dönüşmekle beraber, vücut mekanizmasının işleyişinin gereği, kalan posa ve artıkların da dışarıya atılması gerekiyor. Ortalama bir insan hayatında yaklaşık 5 ton dışkı ve 40.000 litreden fazla da idrar atılır; bu da yaklaşık 128 küveti doldurur. İşin en garip tarafı da, sanki hiç işimiz yokmuş gibi hayatımız boyunca tam 40 gün (960 saat) tuvalette kalıyoruz.
ÖLÜM
Kalp durduktan 5-8
dakika sonra sinir hücreleri ölür;
5-6 saat sonra ölü kaslar sertleşmeye
başlar; 48 saat sonra deri
koyulaşmaya ve bundan kısa bir süre sonra da kurumaya yüz tutar. Yavaş yavaş bütün
organlar eski form ve özelliklerini kaybeder. Sadece kemikler çok geç bozulur; Ancak
birkaç yıl sonra.
Kaynaklar:
—“Der Mensch; so kennt ihn nicht einmal der beste Arzt!”, Joseph Scheppach, P.M. Magazin, Eylül/1996.
—“Gedaechtnis in dem Mensch”, Roland Knauer, Reporter der Wissenschaft, Nisan/1994.
— Aufrecht durchs Leben, Dr. med. Karl J. Pflugbeil-Dr. med. lrmgard Niestroj, BLV Verlaggesellschaft, München, 1992.
— Hücre Devleti, Safvet Senih, Nil Yay., İzmir, 1994