Ocak 1994 · s. 27 · 2 dakikalık okuma
Mikroskopla Aralanan Perde

Elime geçirdiğim orijinal bir eserde şu çarpıcı ifadeler yer alıyordu: “Şu kitabın bir noktası olan bu gözle görülmeyecek kadar küçük mikroskobik hayvancık-mikrop ancak çok defa büyütüldükten sonra net olarak görülebilir. Dikkat et! Bu öyle mucizevî, hayret ve hayranlık uyandıran kâinatın küçültülmüş bir misalidir ki, tabiat topluluğunun göz kamaştırıcı, veciz, düzgün ve intizamlı bir parçasıdır. Bu küçük sanat eserini yapan O, bütün kâinatıda yapmıştır. Küçük- ten büyüğe kadar herşey O’nun eseri ve san’atıdır. Eğer insaf ile dikkat edersen, eşi-menendi olmayan Kudret-i Sonsuz tarafından san’atlı ve estetik bir makine gibi vücuda getirilen küçücük hayvanların kör, akılsız, cansız ve şuursuz “tabii sebepler” yoluyla üreyip, meydana gelmesinin hiç mi hiç mümkün olmadığını göreceksin.”
Evet, günümüzde hücre içi ve atomun yapısı gibi, çıplak gözle görülmeyen esrarlı noktalar, mikroskop yardımıyla artık gizli olmaktan çıkmıştır.
Bu metotla, tıpta hastalığın boyut ve safhaları, makine mühendisliği ve mimaride malzeme hataları, alaşımlardaki bozukluk ve arızalar kolayca tespit edilebilmektedir. Basit bir dikiş iğnesi bile mikroskobun altında bambaşka bir görüntü kazanmakta. Elektron mikroskobuyla bakıldığında, çekiçle işlenmiş kaba bir demir parçasına benzemektedir. İğnenin engebeli yüzeyin deki çukur alanlar, bakteriler için adeta bir hayat sahasıdır.

Fotoğrafının çekilmesi mümkün olan bir buğday biti bile, minyatür canlılar arasında bir dev gibi görünmektedir. Cinsinin yaklaşık olarak 60 bin türü bulunan bu küçük canlıların boyu sadece bir mm’dir. Durum böyle olunca, buğday tanesinin içinde yer ve rızık bulmada ve buğday kabuğunu delmede hiçbir zorluk çekmemektedir.
Baş kısmında iki adet minyatür alıcı bulunan bir kırkayak ise, buğday bitine nazaran daha çok bir canavarı andırmaktadır. Kırkayaklar su içerisinde yaşar ve birbirlerini acımasızca yerler. Sağ kalanlar ise 10- 15 günde büyür ve ortadan ikiye bölünerek çoğalırlar.
Aynı şekilde, elektrikli tıraş makinesiyle yapılan tıraşa mikroskobik seviyede bakıldığında, onun “sinek kaydı” olduğunu iddia etmek mümkün değildir. Çünkü elektrikli tıraş makinesinin tıraş bıçakları ile kesilen sakal kılı, üzerine yıldırım düşmüş bir ağaç kütüğüne benzemekte, dolayısıyla jiletle yapılan tıraşın daha fıtri olduğu anlaşılmaktadır.
Mikroâlemin derinlikleri,ilim adamlarının, araştırmacıların ve tabii ki hepimizin hayret ve hayranlık ufkumuzu açmakta, tefekkür perdesini bir kere daha aralamaktadır.
Ziya AYDIN
KAYNAKLAR
— Bokeloh, Joachim, “Der scharfe Blick ins Unsichtbare”, Hobby, 1/89, ss. 27-29
— Nursi, Said, Mesnevi-i Nuriye, 1980, Sözler Yayınevi, ss. 188-226