Sızıntı Arşivi

Mayıs 1986 · s. 157 · 1 dakikalık okuma

Masum Çoçuk

Halit Dikmen · ŞİİRLER

Halit Dikmen

Dün sabah gördüm seni, vakit ise pek erken

Ağır ağır adımlarla yine işe giderken.

Oturmuş yol kenarına, boynun bükük ve mahzun

Rikkatimi yaraladı öyle masum duruşun.

Garip garip süzdün beni sitem dolu bakışla

Hakiki mana da ise büyük bir yakarışla.

Gözlerinde yas olarak:”Tut diyordun elimden.

Söyle bana anlar mısın sen benim ahvalimden

İnsanoğlu sefilleşti! Ne ar kaldı ne iz‘an

Bu vahşetin karşısında yıkıldı minik dünyam.

Bununla da kalmadılar yıkdılar beni yine,

Vahşetin böylesine dayanmaz hiç bir sine.

Bir yandan elime çokca oyuncak tutturdular,

Bir yandan da bana Yaradanı unutturdular.

Ben koklanır bir gül iken, bakın neler ettiler

Beni dalımdan koparıp bataklığa diktiler.

Bataklık ki içine düşene aman tanımaz,

Tutup buraya dikenler niçin bana acımaz.

Feryad-u figan ederim ben şu soluk rengime

Kimsecikler kulak vermez ah-u eninlerime

Masum çocuk ahvalinle deştin, derdimi benim

Emsallerini gördükce ah-u efgan ederim.

Siz ki bahçemizde açan gonca gül gibisiniz.

Sizi ihmal etmemize bilmem ki ne dersiniz.

Masum çocuk niçin karıştılar tertemiz dünyana?

Mutlu olurum; deva bulursam kanayan yarana.

Akif’in dediği gibi: “Sırtlanları geçti beşer”

Bize ise sırtlanlardan seni korumak düşer

Söyle bana masum çocuk, taşınır mı hiç bu yük?

Sitemini anlıyorum, zira suçumuz büyük.

Bize kızmakta haklısın büyüktür bunda hissen.

Senin için çekilen ızdırapları bir bilsen.

Seni şuursuzca yakanlar herşeyden habersiz,

Bizler eli kolu bağlı acz içinde çaresiz.

“Rahman’dan ümit kesilmez” diyorsa söz sahibi.

Doğacak yeni bir güneş va‘dedildiği gibi