Sızıntı Arşivi

Ağustos 1987 · s. 12 · 5 dakikalık okuma

Köpek Besleminin Getirdikleri

A. Halit Aslantürk · İnceleme

ag87-14.jpg

İnsanoğlunun, tarihin çok eski devirlerinden itibaren, bazı hayvanları evcilleştirip onlarla sıkı bir alaka kurmaya çalıştığını görüyoruz. Bu alaka ise bilhassa köpekler üzerinde kesafet kazanmıştır. Fakat bu tutku tarihin başka hiçbir devrinde; asrımızda olduğu kadar köpeklere olan alakayı ifrat seviyesine çıkarıp evde köpek beslemeyi yaygın bir hobi haline getirmemiştir.

Batı toplumlarında çok görülen bu hobinin temelinde bazı sosyolojik ve psikolojik sebepler yatmaktadır. Bu yazımızda, muhtemel sebeplere temas ettikten sonra, köpek beslemenin getirdiği bazı problemler üzerinde ilmi bir değerlendirme yapmaya çalışacağız.

Bilindiği gibi, asrımız, dünyanın belki de şimdiye kadar görmediği derecede büyük ictimai ve siyasi hadiselere sahne olmuştur. Avrupa ve Amerika'daki endüstri ve teknoloji inkılabı, büyük imaparatorlukların dünyayı sarsan korkunç savaşlarla yıkılmaları ve bunların neticesi olarak ortaya çıkan çok değişik fikir cereyanı yirminci asır insanını oldukça farklı hayat felsefesi ve tarzlarına sahip kılmıştır.

Batının kilise baskısı altında inleyen ve çareyi ona karşı isyan bayrağı kaldırmakta bulan insanıyla; doğunun, geri kalmışlığının sebebini tatbik edemediği hayat gerçeğine yükleyen insanı, hızla akan hadiseler cenderesinde iyiden iyiye yıpranmış; çareyi ise modern dünyanın uyduruk dinleri olan materyalizm, existansiyalizmin, kapitalizm vs. gibi adeta felsefi birer morfin vazifesi gören ideolojilere sarılmakta bulmuştur. Fakat tutunduğu dallar onu, kutsi inançlarını yitirmiş olmanın boşluğundan, korku, stress ve en mühimi yalnızlıktan kurtaramamıştır. Makina çarklarıyla, kalabalık nüfuslu beton yığınlı cemiyyet arasında yalnızlık yudumlayan bu bunalımlı nesiller, içinde bulundukları değişik zaman dilimlerine, ictimai zemin ve şahsi hususiyetlerine göre bazı aşırılıklara gitme yolunu seçmişlerdir. Avrupa'da gençler arasında görülen intihar, cinsi sapıklıklar, sefahatvari aşırdıklar; aile hayatında anlaşamamazlık ve yaşlılıkta ise yalnızlık biçiminde tezahür etmektedir. Çok önceleri sadece bir sosyete hobisi olan, evde köpek beslemenin batıdan başlayarak bu derece yaygınlaşmasını, insanların, hayatta umduklarını bulamamalarına ve dertleşecekleri hakiki bir dosta sahip olamamalarına bağlamak yanlış olmasa gerektir.

Bedenlerini apartman dairelerine, ruhlarını da fasit dairelere hapseden günümüz insanı, umutsuzluk ve güvensizlik cenderesinde, asrın çıkarcı zihniyetiyle temas kura-mayınca, yalnızlıktan ve samimiyetsizlikten biraz olsun kurtulmak için, evcil hayvanların arkadaşlığına sığınmak mecburiyetinde kalmıştır.

Bütün bu sosyo—psikolojik sebebler neticesinde yaygınlaşan evde köpek besleme, beraberinde yeni bir endüstri dalı, (köpek maması ve bakım malzemeleri), yeni meslekler (köpek kuaförleri gibi) ve tabii ki çok problemler de getirmiştir. Yurdumuzda hala "sosyete hobisi" merhalesinde olan köpek besleme, batıda cemiyet sağlığını tehdit eden ciddi problemlerin zuhur etmesi çizgisinde seyretmektedir. İslam dünyası ve yurdumuzda meselenin bu kadar ciddi platformda olmamasının yegane sebebi de, ondört asır evvelinden gerek mana gerekse madde planında insanlığı aydınlatmaya devam eden peygamberimizin (s.a.v) bu duruma ta o zamandan koymuş olduğu teşhis ve takındığı tavırdır. Hakikaten de, köpeklerle sıkı alakanın halk arasında tasvip ve tatbik edilmemesinde, "Köpek bulunan eve melek girmez." gibi yönlendirmelerin itici tesiri inkar edilemez.

Yakın zamanlarda bir Avrupa dergisi (New Scientist) hususiyetle küçük çocuk sahibi aileleri, evde köpek besleme hakkında ikaz etti. Zira çocuklar, eğer anne—babaları belirli bir sağlık kültürüne sahip değilse, köpek yavrularından bir çeşit barsak iltihabı kapabilirler. Çünkü, köpek yavrularında çok sık rastlanan ve hemen hiç semptomu olmayan bir enfeksiyon (canine compylabacter) çocuklarda şiddetli ishal, karın ağrısı ve kusmaya sebep olabilmektedir. Dergiye göre 1984—8 5 yıllarında İngiltere'de Darlington Hastanesi'ne gelen bu çeşit vakalar üzerinde yapılan bir inceleme neticesinde beş yaşın altındaki çocuklarda enfeksiyona rastlanması ile köpek yavrusu bulunması arasında manalı bir alaka (korelasyon) tesbit edilmiştir. Kainatın efendisi, köpeğin yemek yediği kaptan, o kabı yedi kere yıkamadan yemek yememeyi tavsiye ederken, köpekten insana geçebilecek mikrobları acaba hangi mikroskopla tesbit ediyordu?

Evlerde beslenen köpeklerin yanısıra, sokak köpeklerinin de aşırı derecede artması çevre sağlığını tehdit etmektedir. Ülkemizde hususiyetle geçen sene oldukça kesafet kazanan; birçok ailenin yanında halkımızı da üzüntüye boğan kuduz vakaları henüz zihinlerden silinmemiştir.

Kuduzdan ölüm vakasına pek rastlanılmayan Avrupa'da ise değişik bir problem zuhur etmiştir. Bu problemin zuhur ettiği yerler ise köpeklerle beraber gidilen dinlenme yerleri ve parklardır. Son zamanlarda yapılan araştırmalarda, Londra parklarının topraklarında, çocuklara bulaşması halinde körlüğe dahi sebebiyet verebilecek bir parazitin çok miktarda bulunduğu tesbit edilmiştir. (New Scientist)

Keith Snow ve bir grup arkadaşının Londra parklarından alıp inceledikleri 503 toprak numunesinden 332'sinde (% 66) — ki bu İngiltere'de şimdiye kadar rastlanmış en büyük nisbettir— Toxocara isimli yuvarlak kurt yumurtalarının mevcut olduğu bulunmuştur. Bu kurt, kedi ve köpeklerin paraziti olup insanlarda yeniden ürememesine rağmen bazı mühim menfi tesirler icra etmektedir. Yumurtalarının yutulması halinde, barsaktan dışarıya çıkan parazitler kana ve lenf sistemine karışmaktadır. Bu da, göz, akciğer, karaciğer ve hatta beyni dahi içine alan birçok azalarda kist oluşmasına sebebiyet vermektedir.

Parazit, hususiyetle bir buçuk—üç yaş arası çocukları tehdit etmektedir. Çünkü hayvan pisliği bulaşmış toprakla ve taşıyıcı hayvanlarla en çok münasebette bulunan onlardır.

Snow ve arkadaşlarının verdikleri raporda, Londra'nın doğu yakasında incelenen beş parkın hepsinde de bu parazitten, canlı yumurtalarını alma tehlikesinin çok ciddi olduğu bildirilmiştir. Ayrıca bu rapora, yumurtaların toprakta uzun süre boyunca canlı kalabildikleri ilave edilmiştir. Bununla birlikte, köpek gezdirmeye izin verilmeyen parmaklıklı çocuk oyun alanlarında diğer yerlere nazaran çok daha az yumurta bulunduğu ifade olunmuştur.

Araştırma neticelerinin endişe verici olması, İngiliz Hükümeti üzerindeki, bazı tedbirler alınmasına dair tazyikleri artırmaktadır. Bu tedbirler, sokak köpeklerinin toplatılıp imha edilmesinden ibarettir. Peygamberimiz (s.a.v) "Köpekler eğer bir ümmet olmasaydı öldürülmelerini emrederdim." derken daha on dört asır önceden günümüz çevre korumacılığındaki bir prensibe parmak basarak bizlere yol göstermektedir.

Ayrıca "Her kim yanında köpek tutarsa, her gün o kimsenin salih amelinin sevabından bir kırat eksilir. Meğer ki, o köpek av yahud koyun köpeği ola." (Sahih—i Buhari 7. cilt S:128, 129) hadisiyle de bu mevzudaki ölçülü tavrın nasıl olması gerektiğini ortaya koymaktadır.

Gayemiz, insanlara köpek düşmanlığı aşılamak değildir. Sadece hayvanları koruyalım derken, biz insanların da madde ve mana planında korunulması gereğinin unutulmasına 'köpekleri besleyelim' derken de milyonlarca insanın kalbi ve bedeni açlığına seyirci kalınmasına dikkatleri celbetmek istiyoruz.

A. Halid Aslantürk