Sızıntı Arşivi

Ekim 1980 · s. 29 · 1 dakikalık okuma

Kaybolan Yıllar

Mehmet Erdoğan · Edebiyat

KAYBOLAN YILLAR

İnsan bazen kazanır bazen de kaybeder. Bu bir malın mübadelesinde de böyledir, bir nefis mücadelesinde de...

Bazen kaybettiği şeyleri tekrar uğraşıp didinip elde eder. Alır eline çuvalı, dolaşır pazar pazar. Ve iyi bir ticaret yapıp döner.. Böylece kaybını kapamış olur.

Fakat ebedi ticarette de böyle midir? Bir kere kaybolan yıllar bir daha geçer mi ele. Bu kayboluşta ne büyük kayba uğrar insan. Eli boş döner Rabbinin huzuruna.. Heyhat! Ne korkunç akibet. Bundan büyük kayıp mı olur?

İşte asrın beyin yapıcısının bu kayıp karşısındaki feryadı:

‘Eyvah! Aldandık şu hayat-t dünyeviyeyi sabit zannettik. O zan sebebiyle bütün bütün zayi ettik. Evet şu güzerân-ı hayat bir uykudur. Bir rüya gibi geçti. Şu temelsiz ömür dahi bir rüzgar gibi uçar gider.”

Madem ki herşey bir yokluğa dökülüyor. Yıllar bir su gibi akıp gidiyor. Bahar mevsimi bir hazana yer veriyor. Hayat berzaha doğru tereddütsüz bir gidiş içinde. Dönüşü olmayan bir yoldayız.

Öyleyse dikkatli hareket gerekir. Her an-ı seyyalede fenayı bekaya tebdil etmeliyiz. Fani hayatı verip ebedi bir gençlik kazanmalıyız.

Mehmet ERDOĞAN