Sızıntı Arşivi

Nisan 1992 · s. 27 · 3 dakikalık okuma

Karidesler Niçin Birlikte Yaşarlar?

Yunus Çetin · Tabiat

nis92

Denizlerde görülmeye değer en göz alıcı manzaralardan birisi de toplu halde yüzerek birlik teşkil eden, bilhassa ufak mürekkep balıkları ile karideslerdir. Bu canlıların toplu halde hareket etmesi, çoğu zaman onların düşmanları tarafından dev bir organizma gibi görünmelerine sebep olur.

Topluluk halinde bulunan omurgasızlar, denizlerdeki ekolojik dengenin sağlanmasında önemli yere sahiptirler. Bilhassa "Euphasia superba" olarak adlandırılan failler ( küçük karidesler ) Güney Pasifik okyanusunda büyük kitleler halinde kilometrelerce uzunluktaki mesafelere uzanırlar. Yukarıdan bakıldığında yavaşça hareket eden dev bir amibi andıran bu canlıların sayısı 1 metreküp su içinde yaklaşık 30.000 olup toplam ağırlıkları 16 kg.'ı bulur. Bu minik canlılar hem Antarktika gıda rezervlerinin temel yekûnünü teşkil ederler, hem de balık, fok, deniz kuşları ve balinalar gibi deniz hayvanlarının besin kaynağıdır.

Son zamanlara kadar bu omurgasızların deniz anaları gibi geçici bir süre için rüzgar, akıntı ve dalgalar tarafından biraraya getirildiklerine veya ortak besin maddesine sahip olduklarından beslenmek gayesiyle bir araya toplandıklarına inanılıyordu.

Sürü halinde bulunmanın birçok faydalan vardır. İlk bakışta, bu sürüler aç düşmanlarına cazip görünmelerine rağmen, kolay yutulacak lokma olmadıklarını yapılan saldırılarda göstermektedirler. Büyük grupların hayatta kalma şansı daha yüksektir. Çünkü düşmanlarını kolayca farkederler. Üstelik uzak mesafedeki düşmanlarına dev bir yaratık olarak görünürler ve düşmanlarının âni bir manevra ile kendilerine dokunmadan yollarını değiştirmelerine sebep olurlar. Topluluktaki fertler birbirlerine yakın yüzdükleri nispette düşmanları tarafından ayırdedilmeleri güçleşir ve sürünün manevra kabiliyeti artar. Tehlike hissedildiği zaman, topluluk ya hızla o yerden uzaklaşır veya kamuflaj ile gizlenmeye çalışır. Yumuşakçalara (mürekkep balıkları) verilen en ustaca tekniklerden bir tanesi de topluluğun olduğu yerde dönüp kalmasıdır. Bu teknik, avını çıkardığı seslerle tespit edip avlayan düşmanlara karşı kullanılır.

Karideslerin kendilerine öğretilen kurtulma taktikleri, balık sürülerinin kaçış taktiklerine çok benzer. Saldırı kaçınılmaz olduğu ve düşman ilk mevzilere zarar vermeye başladığı an, tehlike noktasına en yakın olanlar başta olmak üzere, takımın bütün elemanları hızla dağılırlar ve ortalık yatıştıktan sonra tekrar yekvücut halinde toplanırlar. Diğer bir taktik ise düşmanın önünden hızlı bir şekilde dağılıp onun arkasında tekrar biraraya gelmektir.

Her durumun kendine has bir müdafaa stratejisi vardır. Meselâ büyük balinalara karşı korunma yolu, kendini belli etmemektir. Fakat kaçmanın mümkün olmadığı zamanlarda, yapılacak en iyi hareket, tehlikeli bölgelerdeki yoğunluğu azaltmaktır. Buna karşılık balinalar da avlarını yakalayabilmek için, karidesleri hareket imkânının az olduğu yerlere doğru sürükler. Bu durumda karides sürüsü, kaybı en aza indirmek için yapısını bozar. Bir toplum halinde yaşamanın faydası sadece düşmanlardan korunmaya has değildir. Aynı zamanda -özellikle balıklar ve kuşlar açısından- toplu yaşamak, gıda bulmak için de zarurîdir. Topluluğun herhangi bir ferdi tarafından bulunan yiyecek, diğerleriyle paylaşılır. Dolayısıyla cemaatteki her bir fert yiyecekten nasibini almış olur. Benzer beslenme yoluna sahip karidesler de bu yardımlaşma prensibini kullanarak okyanus suyunda tanecikler halinde bulunan besinleri arayıp bulurlar. Besini bulan karidesler sürüdekileri besinin olduğu yere davet edip, birlikte beslenirler.

Son müşahedelere göre karideslerin birlikte yaşamaları, onların üremelerini tanzim etmelerine yardımcı bir sebep olur. Fert sayısı arttıkça, fert başına düşen besin miktarı azalabileceğinden toplu halde yaşayan dişi karideslerin yumurtalayacakları yumurta sayısında azalma görülür. Antarktika karideslerinin dişileri yumurtalarını denizin dibine bırakarak başkaları tarafından yenilmesine veya tahrip edilmesine mani olurlar. Grup ne kadar büyük olursa, düşmanların saldırısına uğrama ihtimali o nispette az olur.

Karideslerin büyük bir kısmı toplu halde yaşamayı tercih ederler. Dolayısıyla her karides kendisini koruyabilecek güçte uygun bir sürü arar. Oysa yalnızlığı tercih edenler, kolay yutulacak bir lokma olarak düşmanlarına açık bir davetiye çıkarmış olurlar.

Canlılar âleminde sıklıkla rastlanılan birlik olma ve yardımlaşma prensiplerinin karideslerdeki bu tecellisi, bizlere Allah'ın irade sıfatından gelen kainat kitabı ile kelam sıfatından gelen Kur'ân'ın düsturlarının birbirleriyle nasıl içiçe olduğunu göstermesi bakımından oldukça enteresandır. Zira Kur'ân, insanlara birlik olmayı ve yardımlaşmayı emrederken, kâinat kitabının canlılar sahifesinden olan karidesler de aynı şeyleri fısıldamaktadır.