Sızıntı Arşivi

Aralık 1986 · s. 450 · 2 dakikalık okuma

Kaloriferli Çiçekler

Sabahaddin Darcan · Botanik

Cosmos’dan: Sabahaddin Darcan

“Firavun’un tahtı önüne Arum’un attığı ortada dolaşan çiçek sapı helezonik bir engerek yılanı kılığına girdi ve hareketsiz kalarak tekrar eski haline döndü.”

Tevrat’tan alınan bu antik motiv, botanikçileri oldukça tesiri altına almış ki; yapraklı, ağaçlar ormanından enteresan bir ilkbahar çiçeğini Arum diye adlandırmışlar. Linne isimlendirme işini üzerine almış. ve bitkiyi Latince “Arum maculatum” adı altında sınıflandırmıştır.

Bitkinin en mühim hususiyeti dik, soluk yeşil dış yaprağıyla sarmalanmış, kendine has endamıdır. Dış yaprağın altı kambur şeklinde kabarık bir çanak ile kapalı kalmıştır. Burada başak şeklinde eksenin üzerinde çeşitli çiçekler bulunmaktadır. Çanağın tabanında, eksen çevresinde geniş bir halka dişi çiçeklerden oluşmuştur. Bunu takiben dar bir çeşit erkek çiçekler. Onun üstünde tekrar dişi çiçeklerden bir halka yerleştirilmiştir ki, bunlar bir kıl öbeği tarafından dağıtılmıştır ve çanağa kapak vazifesi görmektedirler. Çanaktan dışarı taşan kısım ekolojik cihetten büyük bir sinyal verici görevindedir. Büyük bir yaprakla çevrilmiş çanak iyi .ısıtılmıştır. İkindi ve akşam vaktinde yavaşça bir termormetre sokulsa, çanakta dış hararetin on dereceye kadar üstünde sıcaklıklar tesbit edilir. Hararet, karbonhidratlardan (şeker, nişasta) temin edilir. Bitkinin karbonhidrat depoları fire vermeksizin enerji ve karbondioksite çevrilir, hatta iyi donatılmış bir nükleer santralden çok daha randımanlı bir şekilde...

İnsanlara parmak ısırtan harika bu tekniğin kuvvetli ısı değişimi boşuna değildir. Başak kötü bir koku üreterek yardımda bulunur ve ikisi birden çiçekgezen birçok haşaratı, bilhassa küçük kelebekleri cezbederler. Bunlar başağın veya dış yaprağın üzerine konduklarında kaçınılmaz plan, işlemeye başlar. Yağla kaplı, ayna gibi satıhta tutunamaz ve çanağın içine kayarlar. Bu cebren düşüşün artık dönüşü yoktur. çünkü çıkış yolu çanak çıkışındaki sepet kapağı ile kapatılmıştır. Çanağın içinde artık gayet ince tayin edilmiş bir program çalışır. Dişi çiçeklerin tepecikleri şeker ihtiva eden bir sıvı ifraz ederler ve böylece misafiri uyuştururlar. Daha sonra erkek çiçek organı açılarak uçuşan böcek iyice çiçek tozuna bulanırken tepecik kurur. Önce çanak çıkışındaki kapak tüyleri gevşer ve bu arada pörsüyen dış yaprak kelebeğin dışarı tırmanmasında merdiven görevi yapar. Tozla bulanan böcek yeni bir Arum’a yollanır, tekrar tuzağa düşer ve dişi çiçekleri aşılar.

Bu kadar ince ayarlanmış bir programı küçücük bir sineğin ve bitkinin daha da küçük zekalarına sığdırıp bu kollektif çalışmayı onlara atfedenler, sinekten fazla zekaya sahip değildir herhalde!

Diğer haşarat yakalayan bitkilerin aksine dana ayağı bitkisi gelen misafirini yemez, bilakis en kısa zamanda salıverir ki, nesli devam etsin.

Bu çiçeğin cezbeden yanı sadece inceden inceye biribiriyle alakalı teçhizatı değildir. Ayarlanan zamanlama da en az o kadar önemlidir.

İnsanların araştırması, belki de aralarındaki ibret alması için yaratılmış Arum ve benzeri birçok bitki lisan-ı haliyle Yüce Sanatkarı haykırır.