Sızıntı Arşivi

Aralık 1989 · s. 20 · 1 dakikalık okuma

Işıkdan Muvazeneler veya Mesnevi Bahçesinde

Sızıntı · KALBİN ZÜMRÜT TEPELERİNDE

Ey gafil ruh bil ki,

Kaba bir duygu yanılması ve hissî galatla, şu gelip geçen dünyayı ölümsüz ve daimî zannediyorsun. Evet, çevrene ve dünyaya baktığın zaman, herşeyi bir derece sabit ve değişmez gördüğünden, her ân yıkılıp-dağılmaya marûz varlığını da, o şeyler içinde mütâlaa ediyor, her lahzâ dağılıp gitmeye müsâid bir mahiyete sahip olduğunu bir türlü sezemiyor; sırf kıyameti düşünüyor ve o zamana kadar yaşayacakmış gibi, sadece onun kopmasından dehşet duyuyorsun!

Aklını başına al! Sen de, senin bu husûsî dünyan da, her zaman yıkılıp gitmeye, çözülüp dağılmaya mahkûmdur. Senin o tülpembe rü'yâ ve hülyaların da bu mevzû'da hiçbirşeye yaramıyacaktır.

Seni bu kaba duygu yanılmaların içinde, şöyle birisine benzetmek mümkündür:

Bir adam, elindeki aynasını bir ev, bir şehir, bir bahçeye yöneltse, o aynaya bir ev, bir şehir ve bir bahçe aksedecekdir. Bu akis ve misâli şeylerin varlığı aynanın varlığına bağlı olduğundan, aynanın başına gelecek herhangi bir kaza ve belâ, içindeki ev, şehir ve bahçeyi zîr ü zeber edecekdir. Bu itibarla; gerçek şehir, ev ve bahçenin sapasağlam yerlerinde kalmaları, ayna sahibini aldatmamalıdır. Senin hayatın ve ömrün o aynadır. Senin dünyanın direği ve merkezi, senin vücudun ve hayatındır. Her ân, aynadaki şehir, bahçe ve evin yıkılıp dağılması muhtemel olduğu gibi, senin hayatın da senin başına yıkılıp kıyametini koparabilir. ..

Bu itibarladır ki insan, kendine âid olanlarla olmıyanları birbirine karıştırmamak ve yanılmalara düşmemelidir.