Sızıntı Arşivi

Temmuz 1989 · s. 20 · 1 dakikalık okuma

Işıkdan Muvazeneler vaya Mevlana Bahçesinde

Sızıntı · KALBİN ZÜMRÜT TEPELERİNDE

tem89-27.jpg

Ben kendimi "geceye benzeyen gençliğimde gözlerim uyuyordu; ancak ihtiyarlık sabahıyla uyandım" şiirinin şümûlüne dâhil görürüm. Çünkü gençliğimde kendimi en yüksek bir intibah şahikasında görüyordum. Şimdi daha iyi anlıyorum ki, o intibah bir intibah değil, aksine, uykunun en derin perdesinde bulunmaktan ibaretmiş...

Günümüzde, bir kısım medenîlerin, durmadan demvurdukları münevverlik ve intibahın zirvesinde bulunma iddiaları, benim gençlik dönemimdeki, iddialarım nev'inden "tür" olsa gerek...

Böyleleri, rüyasında güya uyanıp gördüğü şeyleri başkalarına hikâye eden birine benzerki; aslında bunlar, bu vaziyetleriyle, uykunun hafif perdesinden, daha derin, daha kalın bir perdesine intikal etmiş sayılırlar.

Ah! Bir bilsem ki, bu denli derin gafletle, bir ölçüde ölü sayılan bu canlı cenazeler, yarıbuçuk uykuda olanları nasıl uyaracaklar?..

Ey uykunun en derin perdesinde iken kendilerini uyanık zannedenler! Dine aid meselelerde, gereksiz müsâmaha ve zararlı taklidlerle, şu medenî görünümdeki dünyaya yanaşmayınız! Zira, aradaki uçurumlar pek derindir. Doldurup muvâsala temin edemez ve onunla bir yere varamazsınız! Ya dökülür o çukurlarda helâk olursunuz veya bütün bütün kendi dünyanıza rağmen onlara iltihak edersiniz..!